Birleşik Arap Emirlikleri Balkanlar’da Yeni Bir Aktör Olabilir mi?

Birleşik Arap Emirlikleri Balkanlar’da Yeni Bir Aktör Olabilir mi?

BAE’nin Balkan coğrafyasının genelinde ve özellikle de Sırbistan’daki yatırımları, ilişki zeminin asıl amacının ne olduğu konusunda kuşku uyandırmaktadır. Ancak ABD’nin sıkı müttefiki olan BAE’nin yönetici kadrosunun Sırbistan yatırımları, ABD ve aynı zamanda AB’nin de teşvikleriyle olduğunu tahmin etmek mümkündür. Sırbistan’ın Rusya’ya daha fazla muhtaç hale gelmemesi ve AB ve NATO’ya entegrasyonun hızlandırılması ana motivasyonları arasında olduğu değerlendirilebilir. BAE’nin söz konusu amacın ekonomik ayağını oluşturduğunu söylemek mümkündür.

Çin’in Askerî Reformları ve Küresel Siyaset

Çin’in Askerî Reformları ve Küresel Siyaset

Geçtiğimiz beş yıl içinde Çin Halk Kurtuluş Ordusu yolsuzluklarla dolu bir kurum olmaktan çıkarak ileri teknolojiye sahip savaş ekipmanları olan bir kuvvete geçiş yapmıştır. Böyle bir rakip karşısında ABD’nin kaygıları artarken, bölgedeki Amerikan müttefiki ülkeler arasında ciddi bir hareketlenme başlamıştır. Bu sebeple gelecek yıllarda PLA’nın ne şekilde gelişim göstereceği ve hangi hedefler doğrultusunda ilerleyeceği, sadece Çin’in içinde bulunduğu bölgesel politikalar bağlamında değil, tüm küresel dengelerde ciddi bir rekabeti işaret etmektedir.

ABD’nin Yaptırımları İran’da Rejim Değişikliğine Yol Açar mı?

ABD’nin Yaptırımları İran’da Rejim Değişikliğine Yol Açar mı?

Donald Trump’ın başkan olmasından sonra ABD’nin İran’a olan yaklaşımı giderek sertleşen bir seyir izliyor. Yaptığı birçok sosyal medya paylaşımında İran’ı hedef alan açıklamalarda bulunan Trump, uluslararası toplumun büyük önem verdiği İran’la imzalanan uluslararası nükleer anlaşmadan da çekilerek İran’a yönelik yeni bir ekonomik ambargoyu yürürlüğe koydu. Bütün bu gelişmeler üzerine, bir yandan ABD’nin yaptırımları diğer yandan da ülkede iki yılı aşkın süredir değişik kentlerde devam eden protestolar, İran’da rejim değişikliği tartışmalarını tetiklemiş görünüyor.

Keşmir Raporu: Tarihî Süreç ve Bölgeye Dair Çözüm Önerileri

Keşmir Raporu: Tarihî Süreç ve Bölgeye Dair Çözüm Önerileri

Keşmir sorunu, 1947 yılında yaşanan Hindistan-Pakistan bölünmesinin tamamlanmamış bir parçasıdır. İngiliz sömürge dönemi zayiatlarından biri olarak bugüne kadar birçok insanın hayatına mal olan bu sorun, iki nükleer güç olan Hindistan ve Pakistan arasındaki çatışmalarının merkezi haline gelmiştir. Bölünme sonrası gelişen olaylarla halkın kendi kaderini tayin süreci gölgede bırakılmış ve uluslararası kamuoyu tarafından başka bölgelerde ısrarla savunulan bu hak, Keşmir’de âdeta unutulmuştur.

Suriyeli Mahkûm Kadınlar: Kapalı Kapılar Ardındaki Sessiz Çığlıklar

Suriyeli Mahkûm Kadınlar: Kapalı Kapılar Ardındaki Sessiz Çığlıklar

Tecavüz, cinsel taciz ve her türlü cinsel şiddet yöntemi, modern dünyada birer savaş silahı olarak kadınlara, erkeklere, yaşlılara, gençlere ve çocuklara karşı kullanılmaktadır. Amaç; mağduru cezalandırmak, şahsiyetini zedelemek ve sindirmek, faili ise ödüllendirmek(!), zorlu savaş koşullarında motive edip ölüm makinesi haline gelmesini sağlamaktır. Bu yöntem bundan 30 yıl önce de kullanılıyordu şimdi de kullanılıyor. Bosna, Ruanda, Keşmir, Irak, Arakan ve günümüzde Suriye, bu konudaki en bilindik örnekler.

  • İnsan Hakları
  • Müslüman Azınlıklar
  • İslam Dünyası
Suriye’nin Mahpus Kadınları ve Vicdan Konvoyu

Suriye’nin Mahpus Kadınları ve Vicdan Konvoyu

02 Mart 2018

Vicdan Konvoyu'nun  yola çıkma amacı: “Kadınların Suriye’de savaşın başından bu yana yaşadığı işkence, tecavüz, infaz, hapis ve mültecilikle gelen dramlarına dikkat çekmek; Suriye’de savaş sebebiyle haksız bir şekilde tutulan tüm kız çocukları ve kadın mahpusların serbest bırakılması için çağrıda bulunmak ve girişim başlatmak; tüm insanlığı savaşlarda kadınların korunması için etkili tedbirler almaya davet etmek”.

Doğu Guta’nın Akıbeti Halep Gibi Olmasın

Doğu Guta’nın Akıbeti Halep Gibi Olmasın

21 Şubat 2018

Doğu Guta bölgesi, 4 yılı aşkın bir süredir Esed rejimi tarafından muhasara altında tutulmaktadır. İnsani krizin zaten derin olduğu kent, son bir haftadır yoğunlaşan saldırılarla kısa süre içinde yüzlerce sivilin hayatını kaybettiği bir toplu mezara dönüşmek üzere.


Hindistan Müslümanlarının Ulusal Eğitim Sürecine Katılımlarında Yaşanan Sıkıntılar

Hindistan Müslümanlarının Ulusal Eğitim Sürecine Katılımlarında Yaşanan Sıkıntılar

22 Haziran 2018

Müslümanlar ve Hindular arasındaki eğitim düzeyindeki fark, bağımsızlıktan 1960’lara kadar olan dönemde daha azken sonraki süreçte git gide açılmıştır. Buna sebep olan durumlar derin araştırmalara ihtiyaç duyarken, Hindistan devleti azınlıkların eğitimi konusunda, özellikle de ülkedeki en büyük azınlık olan Müslümanların eğitimi konusunda, aradaki farkı kapatmak için belli çalışmalar ve projeler gerçekleştirmektedir.

Demokratik ve Adil Bir Hindistan Mücadelesinde Bir Yargıç: Rajinder Sachar

Demokratik ve Adil Bir Hindistan Mücadelesinde Bir Yargıç: Rajinder Sachar

03 Mayıs 2018

Müslümanlara yönelik kitlesel saldırılar ve bunları engellemeye yahut sorumlularını cezalandırmaya yönelik devletin ilgisiz tutumu, Hindistan'daki Müslümanların zihninde ülke yönetimine duyulan güvensizliğin en temel nedenidir. Bütün bu uygulamalara ek olarak polis ve medyada, şiddete karışan Müslüman imajının sürekli öne çıkarılması, Müslüman toplumu hedef alan nefretin ciddi boyutlara ulaşmasında önemli bir etkendir.


Kaybettiklerimizi Yeniden Hatırlatan Bir Belde: Moro

Kaybettiklerimizi Yeniden Hatırlatan Bir Belde: Moro

08 Haziran 2018

Filipinler tarihi de diğer Asya ülkelerinde olduğu gibi uzun ve acı bir sömürge dönemiyle gölgelenmiş. İslamiyetin Hristiyanlıktan daha önce ulaştığı bölge, İspanyol sömürge döneminde yoğun Hristiyanlaştırma faaliyetlerine maruz kalmış. Sömürge yönetimi döneminde tarihsel hafızası silinen Filipinler, hâlihazırda dünyanın en büyük Hristiyan nüfuslu üçüncü ülkesi. Sömürge izlerinin derinden hissedildiği ülkede Müslümanlar ise azınlık konumunda.

İslamofobi ve İslamohobi Arasında Batı

İslamofobi ve İslamohobi Arasında Batı

07 Mart 2018

Batı'da yaşayan Müslüman nüfustaki kademeli artış, çok uzak olmayan bir tarihte, bugün sayıları fazla olmadığı halde sesleri yüksek çıkan İslamofobik kişilerden ziyade, Müslümanların ve Müslümanları sevmekte olan “İslamoHOBİK” kişilerin daha fazla olacağını göstermektedir.


  • İnsani Diplomasi
  • İnsani Yardım
  • Sivil Toplum ve STK’lar
İnsani Diplomasi

İnsani Diplomasi

İnsani diplomasinin doğuşu, uluslararası hukuk, insancıl hukuk, mülteciler hukuku gibi birçok yasal düzenlenmenin görmezden gelinmesi ile yakından ilgilidir. Zira, hukuki anlamda var olan birçok kurala rağmen devletlerin insan hayatını öncelemekten uzak, çıkar odaklı uygulamaları, kriz bölgelerindeki problemlerin baş sorumlusu olarak görülmektedir. Klasik diplomasi ile çözülemeyen birçok sorun, sivil aktörlerce yürütülen insani diplomasi sayesinde sonuca ulaştır

Halep Konvoyu ve İnsani Yardım

Halep Konvoyu ve İnsani Yardım

12 Ocak 2017

​​​​​​​Dünyanın gündemine oturan Halep’i ve yaşanan drama daha fazla sessiz kalınamayarak Aralık 2016’da İHH İnsani Yardım Vakfı tarafından düzenlenen ve 4000 bin aracın katıldığı “Halep’e Yol Açın” konvoyunu İHH Yönetim Kurulu Üyesi Osman Atalay ile konuştuk.

Filistin'de “Büyük Dönüş Yürüyüşü” ve İnsani Bilanço

Filistin'de “Büyük Dönüş Yürüyüşü” ve İnsani Bilanço

18 Temmuz 2018

İsrail ablukası altındaki Gazze’de dünya genelinde süregelen insani krizlerin en ağırlarından biri yaşanmaktadır. Milyonlarca Gazzelinin dramına sahne olan bölgede İsrail yıllardır pervasızca yürüttüğü her türlü uluslararası hukuk kuralı ihlaline devam etmektedir. Bu durumun bugün en güncel ve acı örneği ise, Filistinli grupların günler öncesinden planlanan Büyük Dönüş Yürüyüşü çağrısına katılmak için harekete geçmeleriyle yaşanmıştır.

Kriz Bölgelerindeki İnsani Yardım Çalışanlarında Görülen Psikolojik Problemler ve Çözümleri

Kriz Bölgelerindeki İnsani Yardım Çalışanlarında Görülen Psikolojik Problemler ve Çözümleri

Yıkıcı etkiye sahip travmatik olaylar içinde doğal afetler, savaşlar, tecavüz/taciz vakaları, şiddet, kayıp, göç, ihmal ve ölüm gibi durumlar başı çekmektedir. Bu tarz travmatik olaylar birey üzerinde fiziksel, psikolojik ve bilişsel birtakım olumsuz etkiler bırakırken, bu durum yaşanan olayın büyüklüğüne bağlı olarak kısa veya uzun süreli devam edebilmektedir. Kimi bireyler bu tür olumsuz etkilerin üstesinden gelmede başarılı olurken kimileri zorlanmakta ve

İnsani Yardımda Güvenlik Üçgeni “Kabullendirme, Korunma, Caydırıcılık”

İnsani Yardımda Güvenlik Üçgeni “Kabullendirme, Korunma, Caydırıcılık”

Şiddet olayları dünya genelinde her geçen gün artıyor. İnsan eliyle oluşturulan yahut doğal felaketler sebebiyle vuku bulan insani krizlerin bir sonucu olarak ortaya çıkan iç çatışmalar ise, insanların maddi manevi mağduriyetlerine yol açıyor. Bu mağduriyetlerden ötürü meydana gelen yaraların sarılması ve acıların dindirilmesi noktasında da insani yardım kuruluşlarına büyük görevler düşüyor.

İnsani Yardımda Güvenlik Üçgeni “Kabullendirme, Korunma, Caydırıcılık”

İnsani Yardımda Güvenlik Üçgeni “Kabullendirme, Korunma, Caydırıcılık”

Şiddet olayları dünya genelinde her geçen gün artıyor. İnsan eliyle oluşturulan yahut doğal felaketler sebebiyle vuku bulan insani krizlerin bir sonucu olarak ortaya çıkan iç çatışmalar ise, insanların maddi manevi mağduriyetlerine yol açıyor. Bu mağduriyetlerden ötürü meydana gelen yaraların sarılması ve acıların dindirilmesi noktasında da insani yardım kuruluşlarına büyük görevler düşüyor.

İnsani Yardım Sisteminde Koordinasyonun Önemi

İnsani Yardım Sisteminde Koordinasyonun Önemi

12 Ocak 2018

“İnsani koordinasyon” insani yardıma taraf olan kimseler ya da aktörler arasında kolektif iş birliğinin sağlanarak kriz bölgelerindeki mevcut sorunların giderilmesine yönelik tetkiklerin hızlandırılması ve beşeri faaliyetlerin daha nitelikli hale getirilmesi işidir.

Uyuşturucu Mücadelesi Mahalle ve Okuldan  Başlar

Uyuşturucu Mücadelesi Mahalle ve Okuldan Başlar

11 Ocak 2018

Ülkemizde sigara, alkol ve uyuşturucu ile tanışma yaşı giderek düşüyor. 12-17 yaş arası gençlerin risk altında olduğu bir gerçekle karşı karşıyayız.Gençlerin zararlı alışkanlıklardan korunması ve sağlıklı yaşam bilincinin kazandırılmasında büyük görev eğitim ve sosyal kurumlarımıza düşüyor.