Abdulmaksud: “Sisi, politikaları ile İsrail’e destek oluyor.”

Abdulmaksud: “Sisi, politikaları ile İsrail’e destek oluyor.”

25 Kasım 2016

Muhammed Mursi dönemi Medya Bakanı Salah Abdulmaksud ile Mısır’da devrim ve askerî darbe süreçlerini, İhvan-ı Müslimin’i ve Türkiye’deki “15 Temmuz darbe girişimi”ni konuştuk.

Devrim ve darbe sürecinde medyanın rolünden bahsedebilir misiniz?

25 Ocak’tan itibaren gerçekleştirilen gösterilerde özellikle gençler Facebook ve Twitter üzerinden organize oldular. Protestoların gerçekleştiği meydana çok yakın bir yerde bulunan medya sendikası binası da devrim başarıya ulaştıktan sonra herkesin gidip özgürce mikrofonlardan, televizyondan düşüncelerini ifade edebildiği bir yer oldu. Burada önemli olaylardan biri de şuydu; gösteriler sırasında bir gazeteci fotoğraf çekerken polisler tarafından öldürüldü ve bu olay o zamana kadar Mübarek’in yanında yer alan bazı gazetecilerin dahi devrimin yanında yer almasına sebep oldu. Askerî darbe döneminde ise Mursi’yi destekleyen televizyon kanalları kapatıldı, bazı gazeteciler tutuklandı. Ancak biz Mısır’da yaşananları duyurabilmek için Rabia ve Nahda meydanlarına yayın aracı soktuk ve dünyanın farklı ülkelerinden 330 kanal bu görüntüleri o seyyar araçtan aldı. Ben bu olay sebebiyle Mısır mahkemeleri tarafından para ve 10 yıl hapis cezasına çarptırıldım.

Askerî darbeye farklı kesimlerden destek geldi ve bugün Mursi’ye ve İhvan’ın ileri gelenlerine yönelik ciddi bir baskı halen devam ediyor. Bu durumu nasıl değerlendiriyorsunuz?

İktidarda Mursi ve İhvan-ı Müslimin geleneğinden gelen kadroların bulunması, yıllarca devletten haksız fayda sağlayan kesimler için olumsuz bir durumdu. Zira Mursi ve diğer yöneticilerin öncelikleri bazı ekonomik ayrıcalıklar elde etmek değil, adaleti tesis etmekti. Dr. Mursi, cumhurbaşkanlığı süresince devletin ona tahsis ettiği sarayda değil, kiralık bir evde oturdu ve bu süre boyunca devletten hiç maaş almadı. Benden önceki Medya Bakanı’nın 13 tane arabası vardı, ben sadece bir tane resmî araç kullandım. Maaşımı aldım, ancak herhangi bir şekilde bakan olmamın sağlayabileceği avantajları kullanmadım. Güvenliğimizi sağlaması için yanımızda yalnızca bir polis memuru ve şoförümüz olurdu.

Mısır’daki askerî darbe üzerinden düşünüldüğünde, Türkiye’de yaşanan 15 Temmuz darbe girişimini nasıl değerlendiriyorsunuz?

Türkiye’deki darbe girişimi ve Mısır’daki askerî darbe arasında altı farktan söz edebiliriz:

1. Türkiye’de darbeye katılan askerler ordunun sadece bir kısmını oluşturuyordu. Ordunun diğer kısmı ve polis darbenin karşısındaydı. Fakat Mısır’da bunların tamamı darbecilere destek oldu.

2. Türkiye’de hiçbir televizyon kanalı darbenin yanında yer almadı. Mısır’da ise karşıt fikirli kanallar darbeciler tarafından kapatıldı ve sadece darbeye destek olanlar yayına devam etti.

3. Türkiye’de muhalefet partileri ve iktidar darbeye karşı birlikte hareket etti. Fakat Mısır’da ordu muhalif partilere iktidar sözü vermişti ve muhalefet darbecilere destek oldu. Üstelik ordu daha sonra bunlara verdiği sözde de durmadı.

4. Türkiye’de araştırmacılar, bazı eğitimciler darbenin karşısında yer aldı. Fakat Mısır’da bu kesim darbecilere destek oldu.

5. Türkiye’de herhangi bir yolla lider kaybı yaşanmadı ama Mısır’da Cumhurbaşkanı Mursi kısa süre sonra darbeciler tarafından tutuklandı.

6. Türkiye’de hemen hemen on yılda bir darbe yaşandığı için darbe gerçekleşirse ekonomiye, halka veya siyaset yapısına neler olabileceği toplumun zihninde tazeydi. Mısır’da ise en son 60 yıl önce darbe yaşanmıştı ve neler olabileceği öngörülemedi.

Türkiye ve Mısır arasında ilişkilerin yeniden normalleştirileceği ve bir barışın gerçekleşeceği uzun süredir konuşuluyor. Bu durumu nasıl değerlendiriyorsunuz?

Erdoğan Mısır’a girmeyeceğine dair bir söz verdi. Türkiye ve Mısır arasında muhtemel bir barış, hükümetler bazında değil ticari ve halkların barışması düzeyinde olacaktır. Birleşmiş Milletler toplantısında Erdoğan’ın Sisi ile aynı masaya oturmayı reddetmesi de bu durumun göstergelerinden biridir.

Türkiye ve İsrail ilişkilerinin normalleşmesini nasıl değerlendiriyorsunuz?

Türkiye-İsrail ilişkilerini iki açıdan konuşmalıyız; Türkiye ile İsrail, Mısır ile İsrail. Türkiye-İsrail anlaşması Filistinlilere zarar değil yarar sağlayacak bir anlaşma. Bu anlaşmayla Gazze’ye yardım götürülebilecek. Ayrıca bu anlaşmadan önce İsrail Başbakanı Mavi Marmara için özür diledi. Gazze’nin ablukada olduğu ve çok ciddi yardıma ihtiyaç duyduğu bir zamanda Sisi yönetimi ise sınır kapısını çok az açtı ve sadece yaralıların geçmesine izin verdi. Sisi, politikalarıyla İsrail’e destek oluyor.