Afrika’da Susuzluk

Afrika’da Susuzluk

02 Temmuz 2014

Dünyamızda tatlı su ihtiyacı günden güne artıyor. Nüfusun artması yanı sıra küresel ısınma, endüstrileşme ve yer altı kaynaklarının doğru kullanılmaması gibi sebeplere bağlı olarak tatlı suya erişimde bazı bölgelerde ciddi sıkıntılar yaşanıyor. Devletler ve uluslararası sivil kurumlar yakın gelecekte yaşanması muhtemel susuzluk sorununu çözmek için önlemler almaya çalışıyor. Bu amaçla akarsuların, yer altı sularının ölçümleri yapılıyor, ülkeler arasında su kaynaklarının kullanılması ile ilgili düzenlemelere gidilmeye çalışılıyor. Ancak herkes için hayati önemi haiz bir konu olan su kaynaklarının kullanılması konusunda ciddi problemlerin yaşanması ihtimali oldukça yüksek görünüyor. Birleşmiş Milletler başta olmak üzere birçok uluslararası kuruluş susuzluk yaşanan bölgelerle ilgileniyor, yaşanan ve yaşanabilecek sorunlar için alınması gereken önlemlerle ilgili tedbir paketleri açıklıyor, çözüm önerileri sunuyor. Her yıl “su” konusunda forumlar düzenlenirken insanların bilinçlenmesi için internette bilgilendirme amaçlı özel tasarımlı siteler yayınlanıyor.

Afrika, susuzluk konusunda sıkıntı yaşayan kıtaların başında geliyor. Yoksulluk ve gelir dağılımındaki eşitsizlikle anılan kıtada yoksulluğun yaygınlaşmasında siyasi istikrarsızlık, etnik çatışmalar, iklim değişikliği ve insan eliyle yapılan hataların payı ne kadar büyük olsa da bunların altında yatan asıl sebebin temiz suya erişim problemi olduğu vurgulanıyor.

Afrika’da yaklaşık bir milyar insan sağlıklı ve temiz suya erişemiyor. Bu ise dünyada sekiz kişiden birinin suya erişememesi anlamına geliyor. Gerçekte Afrika kıtası doğal güzellikleri, yer altı kaynakları, büyük gölleri, geniş nehirleri ile su kaynakları açısından zengin bir kıta fakat siyasi, ekonomik, çevresel ve bölgesel problemler sebebiyle kaynaklara, özellikle de su kaynaklarına erişim pek mümkün olamıyor. Afrika’daki çöl alanlarında ise su oldukça az. Örneğin Etiyopya ve çevre ülkelerde çiftçilik ve hayvancılıkla uğraşan halkın büyük bölümü aynı su kaynağını kullanıyor.[1] Bu da çoğu zaman kabile kültürünün yaygın olduğu Afrika ülkelerinde silahlı çatışmalara varan gerginliklere neden olabiliyor.

Afrika’da yeterli yağış alan bölgelerin yanı sıra Sahra Altı Afrika gibi bölgelerdeki yağış miktarları ihtiyacın çok altında kalıyor. Bir yıllık periyotta Afrika Boynuzu ve Namibya Çölü’ne neredeyse hiç yağmur düşmüyor. Diğer yandan kıtanın batısındaki ekvator bölgesine yıllık 4.000 milimetre yağmur düştüğü rapor ediliyor. Öte yandan 20. yüzyılın dünyamıza getirisi küresel ısınma tehdidi en fazla Afrika kıtasında hissediliyor. Yükselen hava sıcaklıkları özellikle Kuzey ve Güney Afrika’da her gün daha da kuru bir havaya sebep oluyor. Bu kuru havanın yol açtığı kuraklık ise içilebilir suyun yanı sıra tarım alanları ve temizlik için kullanılan suyun oranında da önemli düşüşlere sebep oluyor.

Gendo, 55 yaşında beş çocuğu ile birlikte Etiyopya’da bulunan Abomsa yakınlarındaki bir köyde tek göz bir evde yaşıyor. Eşini yıllar önce veremden kaybetmiş. Beş yetimi var kendisiyle karşılaştığımız 2007 yılında çocuklarından dördünü okutuyordu. Gendo, günlük su ihtiyacını evine yaklaşık 7-8 km uzakta bulunan bir göletten karşılıyor. Yağmur suları ile beslenen bu göl kuruduğunda ise Gendo birkaç litre su için onlarca kilometre daha yol kat etmek zorunda kalıyor.

2susuzlukAfrika’da bir köy akarsuya yakın yerde kurulmuşsa şanslı sayılıyor. Fakat küçük bir akarsudan birkaç köy içme suyu ve ev işleri için su çekiyorsa bu durum ciddi problemlere sebep olabiliyor. Birçok köyde köylüler kilometrelerce uzaktan başlarının üzerinde, kaplarla evlerine su taşımak zorunda kalıyor. Afrika özelinde susuzluğun sebep olduğu en önemli sorunlardan biri de sağlık alanında yaşanıyor. Su yokluğu çeşitli salgın hastalıklara yol açarken akarsuyun yakın olduğu yerlerde de suyun taşıdığı bilharzios, uyku hastalığı, nehir körlüğü, gine kurdu, sıtma gibi hastalıklar yaygın olarak görülüyor. Kolera, tifo, dizanteri, zatürre gibi hastalıklar kıta genelinde rekor sayıda çocuğun ölümüne sebep olabiliyor. Bir köyde açılacak bir-iki su kuyusu civardaki birçok köyün sağlıklı suya erişimini sağlamada genellikle yeterli oluyor. Ancak yoksulluk ve az gelişmişlik nedeniyle birkaç yüz metre derinlikteki suya ulaşmak kırsal kesimlerde yaşayan Afrikalı halk için mümkün olamıyor, zira köylülerin suyu çıkaracak delici aletlere ve pompalara ulaşmaları neredeyse imkânsız.

Birleşmiş Milletler verilerine göre;

- Dünya nüfusunun %85’i gezegenin yarısının en kuru olduğu yerde yaşıyor.

- Dünyada her saat başı 200 çocuk kirli su nedeniyle hayatını kaybediyor.

- Her yıl 3,41 milyon kişi temiz su, sanitasyon ve hijyene bağlı sebeplerle hayatını kaybediyor.2

- 783 milyon kişi temiz suya, 2,5 milyar kişi de yeterli sanitasyona ulaşamıyor.

- Yılda 6 ila 8 milyon kişi suya bağlı hastalıklar veya afetler sonucu hayatını kaybediyor.

- Dünya nüfusunun yarısından fazlası kentlerde yaşıyor, bu oran her geçen gün artmaya devam ediyor.

- Nüfusun artmasıyla 2030 yılında gıda talebinin %50 oranında, enerji ihtiyacının ise %60 oranında artması bekleniyor. Bütün bu tahminlerin tarım faaliyetlerinin hızlanmasına ve su için yaşanan gerilimin artmasına sebep olacağı öngörülüyor.

- Afrika’da insanların %66’sı kurak veya yarı kurak yerlerde susuzluk problemi yaşıyor. (NEPAD, 2006)

 [1] http://www.afrihealthnet.com/africa_drink_water_problem.php

[2] http://blueplanetnetwork.org/water/, http://www.afrihealthnet.com/, http://www.unwater.org/water-cooperation-2013/water-cooperation/facts-and-figures/en/, http://www.aquaidwatercoolers.co.uk/poor-infrastructure-results-in-lack-of-drinking-water-in-afrca, http://water.org/water-crisis/water-facts/water/#, http://blueplanetnetwork.org/water/