Avrupa’da İnsan Hakkı İhlalleri

Avrupa’da İnsan Hakkı İhlalleri

09 Ağustos 2017

İnsan hakları; en genel anlamıyla insana insan olduğu için, diline, dinine, ırkına, cinsiyetine, milliyetine, sosyal statüsüne ve rengine bakılmaksızın tanınan haklardır. İnsan hakları tüm insanların hak ve saygınlık açısından eşit ve özgür olduğu kabulüne dayanır. Bu durum temel insan hakları metinlerinden olan İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi’nin 1. Maddesi’nde şöyle geçer: “Bütün insanlar özgür, onur ve haklar bakımından eşit doğarlar.” Netice itibarıyla insan hakları insanın insan olması hasebiyle sahip olduğu çekirdek hakları koruma altına alır ve kişinin hiçbir şekilde bu haklardan feragat etmesi mümkün değildir. Yaşama hakkı, seyahat özgürlüğü, seçme ve seçilme hakkı, eğitim hakkı bu temel haklardandır.

İnsan haklarının temel ilkeleri evrensellik, bölünemezlik ve devredilemezliktir. Bu ilkeler ve insan haklarına dair temel hususlar ilk olarak 1948 tarihli İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi’nde belirlenmiştir. Bu beyanname Birleşmiş Milletler (BM) İnsan Hakları Komisyonu tarafından sunulmuş ve BM Genel Kurulu tarafından kabul edilmiştir. Bu haklar daha sonra Avrupa’nın çeşitli kentlerinde Helsinki Nihai Sözleşmesi, Paris Şartı gibi antlaşmalarla yinelenmiş ve pekiştirilmiştir. BM bünyesine bakıldığında Avrupa ülkelerinin birçoğunun bu yapı içerisinde yer aldığı ve BM daimi üyesi olan beş ülkeden ikisinin de Avrupa ülkesi (İngiltere ve Fransa) olduğu görülmektedir.

Dünya devletlerine insan hakları ihlalleri konusunda ders vermeye çalışan, onları yargılama yetkisini kendisinde bulan Avrupa’nın insan hakları ihlalleri karnesi incelendiğinde durumunun giderek daha vahim bir hal aldığı görülmektedir. Özellikle son yıllarda Avrupa’da insan hakları ihlalleri had safhaya ulaşmıştır. Suriyeli mültecilere karşı tutumları, bazı Avrupa ülkelerinin sığınma taleplerini haklı bir gerekçe olmaksızın reddi ve zorla geri iadeler, Avrupa’daki insan hakkı ihlallerinin en açık göstergeleridir. Müslüman ve mülteci karşıtı gösterilerin yıldan yıla artıyor oluşu, ırkçı ve yabancı düşmanı saldırılara karşı etkin çözüm yolları aranmaması, hapishanelerde temel sağlık hizmetleri de dâhil olmak üzere yeterli koşulların sağlanmaması yaşanan durumun vahametini daha da arttırmaktadır.

Avrupa bugün gelinen noktada kendi çıkarları doğrultusunda diğer ülkeleri eleştirmekte, insan haklarının temel prensiplerine aykırı olarak din, dil vb. ayrımlarla insanları ötekileştirmektedir. Aşağıda Avrupa’nın dört önemli ülkesi hakkında Uluslararası Af Örgütü’nün 2016-2017 raporlarında yer almış bazı değerlendirmelerine yer verilmiştir.

Raporun tamamına ulaşmak için tıklayınız.

Diğerleri