Yükleniyor...
Dünya Çatışmaları, Çatışma Bölgeleri ve Konuları

Dünya Çatışmaları, Çatışma Bölgeleri ve Konuları

09 Haziran 2014

Kitap adı: Dünya Çatışmaları, Çatışma Bölgeleri ve Konuları
Editörler: Kemal İnat, Burhanettin Duran, Muhittin Ataman, 
Yayın evi: Nobel Yayınları, 
Yayın yeri: Ankara
Yayın yılı: 2010.

İlk iki baskısı Dünya Çatışma Bölgeleri adıyla çıkan kitbın son baskısı Dünya Çatışmaları, Çatışma Bölgeleri ve Konuları adıyla değişerek ve içeriği zenginleşerek 2010 yılında yayımlandı. Makalelerin 2009 sonu olaylarına muhtevi olmasına karşın dünyamız, son beş yılda Arap Baharı ve benzeri önemli gelişmeler yaşamıştır. Dolayısıyla kitabın 2014-15 baskısına ihtiyaç duyulduğunu peşinen belirtmek isteriz.
İki ciltlik büyük boy kitap, 72 adet çatışma bölgesi ile 8 adet çatışma konularını içeren makalelerden oluşuyor. Editörlüğünü Kemal İnat, Burhanettin Duran ve Muhittin Ataman’ın yaptığı kitapta makaleler 64 ayrı isim tarafından kaleme alınmış.
İlk cilt, editörler tarafından kaleme alınmış olan bu kitap neden yazıldı, çatışma ve uluslararası ilişkiler, çatışmaların başlıca nedenleri ve çatışmaların temel aktörleri alt başlıklarının yer aldığı kısa bir giriş bölümünden sonra “Ortadoğu ve Kuzey Afrika”, “Kafkaslar ve Orta Asya”, “Avrupa ve Amerika” başlıklarından oluşmaktadır.

Ortadoğu ve Kuzey Afrika bölümünde yer alan 11 makalenin başlıkları şu şekildedir:
• Irak: ABD ve Saddam Hüseyin “İşbirliği” ile Gelen Yıkım
• İsrail Sorunu: Ortadoğu’nun Gordion Düğümü
• İran-Irak Üstünlük Mücadelesi: Çok Boyutlu Sorunlar
• Libya ve Uluslararası Sistem: Radikalizmden Yumuşamaya
• Batı Sahra: Sömürge Mirasında Hâkimiyet Mücadelesi
• Kuzey Irak: Etnik Bir Sorunun Arkeolojisi
• Lübnan: İç Çatışmaların ve Suikastların Ülkesi
• Cezayir: Sömürgeci Geçmişin Gölgesinde İç Savaştan Millî Uzlaşıya
• Mısır: İç ve Dış Çatışma Dinamikleri
• Yemen: “Yeni Afganistan” mı?
• İran Nükleer Krizi: Farklı Algılamalar Üzerine İnşa Edilmiş Uluslararası Güvenlik Sorunu
 

Kafkasya ve Orta Asya bölümünde yer alan 11 makalenin başlıkları şu şekildedir:
• Afganistan: Küresel Güçlerin Oyun Alanı
• Azerbaycan-Ermenistan Çatışması: Kafkasya’da Bitmeyen Mücadele
• Çeçenlerin Dramı: Kurt ile Ayının Kanlı Dansı
• Gürcistan: Yeni Dünyanın Doğu-Batı Sınırı
• Hazar Bölgesi Enerji Politikaları
• Tacikistan: Çok Boyutlu Bir İç Savaş
• Özbekistan: Orta Asya’da Demokrasi Korkusu
• Kırgızistan: Bir Demokrasi Adası mı?
• Doğu Türkistan: Bir Milliyetçilik Sorunu mu, Bir Ekonomik Sorun mu?
• Fergana Vadisi: Orta Asya’nın Jeopolitik ve Stratejik Merkezi
• Türkiye-Ermenistan İlişkileri: Zor Komşuluk
 

Avrupa bölümünde yer alan 10 makalenin başlıkları şu şekildedir:
• Makedonya: Balkanlarda Tarihî Miras Kavgası ve Etnik Çatışma
• Kuzey İrlanda: Bir Etnik ve Dinî Milliyetçilik Sorunu
• Bosna-Hersek: Batı’nın Güvenini Kaybettiği Medeniyet
• Batı Trakya: Avrupa’da Çiğnenen Azınlık Hakları
• Ege’de Barış Yolunda Donmuş Sorunlar
• Kıbrıs: Doğu Akdeniz’de Egemenlik Mücadelesi
• Kosova: Arnavut Sorununun Kilit Bölgesi
• Moldova’da Devlet İçinde Devlet: Transnistria
• Bask Bölgesi: İspanya’nın Ayrılıkçılık Sorunu
• Korsika: Üniter Fransa’nın Baş Ağrısı
 

Amerika bölümünde yer alan 11 makalenin başlıkları şu şekildedir:
• Kolombiya: Latin Amerika’nın En Uzun Savaşı
• Quebec: Kanada’nın Milliyetçilik Sorunu
• Venezüella: Kurumlar, Aktörler ve Çatışma
• Peru: İnka Ülkesinde Kanlı Çatışma
• Meksika: Postmodern Bir Devrimci Hareket Zapatistalar
• ABD-Küba Çatışması: 44 Yıllık Mücadele
• Nikaragua: Amerikan Müdahaleciliği ve İdeolojik Direniş
• El Salvador: Latin Amerika’da Yeni Dönemin Öncüsü
• Guatemala: Mayalar, İdeolojik Savaş ve Dış Müdahale
• Haiti: Müdahalelerin, Kaosun ve Belirsizliklerin Gölgesinde Bir Ülke
• Ekvador-Peru: Sınır Anlaşmazlıkları
 

İkinci ciltte ise “Sahra Altı Afrika”, “Doğu ve Güney Asya” ile “Çatışma Konuları” başlıkları altında makaleler bulunmaktadır. Sahra Altı Afrika bölümünde yer alan 15 makalenin başlıkları şu şekildedir:
• Sudan: Neo-kolonializmin Kıskacında Bölünme Sancısı
• Zimbabwe: “A” Taştan Evler ve Yeni Umutlar
• Burundi: “Orta Doğu” Afrika’da Etnik Çatışma
• Kongo Demokratik Cumhuriyeti (Zaire): Orta Afrika İç Savaşı
• Ruanda: “Orta Doğu” Afrika’da Katliamlar Ülkesi
• Somali: Afrika Boynuzu’nun İstikrarsız Ülkesi
• Nijerya: Afrika’nın En Kalabalık Ülkesinde Dinsel ve Etnik Çatışma
• Kenya: Kabileler Arasında İktidar Mücadelesi
• Çad: Şiddet Sarmalındaki Ülke
• Darfur Sorunu: Sorunun Kökenleri, Çatışma ve Uluslararası Hukuk
• Fildişi Sahilleri: Temel Haklar Savaşı
• Angola: Elmas ve Petrol Savaşı
• Uganda: Orta Afrika’da Darbeler Ülkesi
• Sierra Leone: Işıldayan Elmasın Karanlığa Sürgün Ettiği Ülke
• Tanzanya: Sömürge Geçmişinden Ekonomi Eşitsizliklere
 

Doğu ve Güney Asya bölümünde yer alan 14 makalenin başlıkları şu şekildedir:
• Pakistan: Din Eksenli Çatışmanın Pençesinde, Tutunamayan Devlet Olmanın Eşiğinde
• Kore: Doğu Asya’da Yükselen Çatışma ya da Kasıtlı Tırmandırma?
• Keşmir: Bağımsızlık Mücadelesinde Bitmeyen Savaş
• Endonezya: Çatışmadan Demokrasiye
• Tibet: Dünyanın Çatısında Özgürlük Mücadelesi
• Tayvan Sorunu: Toprak, Temsil, Aidiyet
• Doğu Timor: Yeni Devlet Eski Kaos
• Myanmar (Burma): Karanlıkta Yazılan Tarih
• Kamboçya: Çinhindi’nin Sorunlu Ülkesi
• Hindistan: Sömürge Mirasının İç Çatışmaları
• Filipinler: Etnik Azınlığın Var Olma Mücadelesi ve Şiddet
• Sri Lanka: Etnik Şiddet ve İç Savaş
• Kuril Adaları: Rusya ile Japonya’nın Denizlerde Hâkimiyet Mücadelesi
• Nepal: Gelenek ile Modernizmin Çatışması
 

Çatışma Konuları bölümünde yer alan 8 makalenin başlıkları şu şekildedir:
• Terör, Uluslararası Terör ve Küresel Terör
• Ticaret Savaşları ve Ulusal Çıkarlar: Uluslararası Bir Çatışma Alanı Olarak Küresel Ticaret
• Bir Çatışma Alanı Olarak Enerji ve Küresel Enerji Politikaları
• Milliyetçi Çatışmalar
• Uluslararası İlişkilerde Çatışma ve Güvenlik Bağlamında Su Sorunu
• Fundamentalizm
• Yasadışı (Kayıtsız) Göçmenler: Uygar Dünyanın Yeni Köleleri
• Aden Körfezi ve Somali Açıklarında Deniz Haydutluğu Sorunu

Her bir çatışma bölgesi makalesi, sorunun tanımı, sorunun ortaya çıkışı, sorunun gelişimi, sorunun dünya açısından önemi ve sonuç ana başlıklarına sahip bir kurguyla kaleme alınmış. Beş-altı makale okuduktan sonra kitabın formatına alışıyor ve yeni makaleyi okurken; sorun nedir, taraflar kimler, problem neden ortaya çıkmış, niçin gelişmiş ve nasıl bir seyir izlemiş, dış mihrakların dahli nedir ve ne boyuttadır, sonuçta nereye gelinmiş ve bundan sonraki seyir ne olabilir sorularını soruyor ve cevap bulmaya çalışıyorsunuz.
20-25 makale okunduktan sonra ise sorular şu şekilde bir boyut kazanıyor: Bu sorun bir başka ülkedeki şu soruna benziyor, acaba ilişkisi var mı? Bu ülkede İngilizler, Fransızlar veya bir başka sömürgeci güç şunu yapmış, acaba diğerinde yaptığı şu işle ilintisi nedir? ABD şu ülkede şöyle müdahale etmiş ve şunları kullanmıştı, bu ülkede bu gurubu da o yönlendiriyor olabilir mi? Benzer politikalar bu üç ülkede güdülmüş, gelecekte şu ülkede bu gurupları böyle yönlendirebilirler mi?
İlk gurup sorularının ardından gelen ikinci gurup sorular, daha küresel ve meseleleri birbiriyle kıyaslar niteliğe bürünmektedir. Çünkü dünyanın her tarafında var olan yerel problemler, dış etkilerle yönlendirilmekte, duruma göre tırmandırılmakta veya duruma göre sönmeye bırakılmaktadır. Makalelerle hangi küresel gücün hangi bölgede, diğerinden tavizler koparmak için ne yaptığının fotoğrafını görebiliyorsunuz. Kim kime neyin karşılığında kimi vermiş, sorusuna cevap bulabiliyorsunuz. Küresel ölçekte kim kimin yanında yer alıyor, kim kime hizmet ediyor soruları anlamlandırabildiğiniz sorular haline geliyor.
Yerelde doğru görünenin genelde nasıl yanlışa hizmet ettiğinin resmini biraz da üç boyutlu resme bakarcasına fark ediyorsunuz. Üç boyutlu bir resme bakarken odaklanma sonucu nasıl arka planda yer alanı fark edebiliyorsanız, bu kitaptaki makaleleri okudukça ve birbiriyle ilintilendirdikçe de olayların arka planının farkına varabiliyoruz. Arka planda bir şeyler var ve resme genel bakarken bir de derinine bakmak gerektiğinin farkına varıyoruz.
Yine her bir makalede, yukarıda bahsettiğimiz beş ana başlığın altında, işlenen konuya özel alt başlıklar mevcut. Uzun olsun kısa olsun her bir makale dipnotlarıyla, kapsadığı derin tarihî süreçle, girift ilişki ağlarıyla tam bir kitap konusu denen bilgileri ihtiva etmekte. Bir ülkeyi veya bölgeyi detaylı inceleyecek birisi için başlangıç niteliğini taşıyan makaleler, araştırmacıya yön verebilecek birikime sahip. Kitapta yer alan bir makaleden hareketle istenen bölge üzerine derinlemesine bir araştırmaya girilebilir.
Makaleler, çatışma bölgesini okuyan kişiye, genel hatları ile ama en önemli detayları kaçırmamak kaydıyla bir fikir, derinlemesine araştıracaksa bir başlangıç, yüzeysel bakıyorsa bir genel kültür verecek şekilde dizayn edilmiş. 80 makaleden 60’ını okuyan birisi olarak en az 50 makalenin bu şekilde olduğunu ve çok faydalı bir metotla kaleme alındığını söyleyebilirim. 10 kadar makalenin ise zayıf olduğunu, okuyucuya doyurucu bilgi vermediği gibi metodu da iyi kullanamadığını belirtmek mecburiyetindeyiz.
Yine makalelerde kullanılan dilin, çoğu zaman Batı gözlüğüyle oluşturulduğunu ifade etmek gerekiyor. Bunun sebebi ise yazarların kullanmak zorunda oldukları kaynakların Batı menşeli olmasıdır. Maalesef bir çatışma bölgesiyle ilgili Türkçe ve Arapça kaynak bulmak oldukça zor. Bu konuda araştırma yapanlar daha ziyade İngilizce ve Fransızca metinlerle karşılaşıyor. Eksikleri olmakla birlikte, ülkemizde Türkçe daha iyi ve bu kadar kapsamlı bir kitap bulmak şimdilik söz konusu değil.
Bir başka eksikliği dile getirmek gerekirse, Latin Amerika’yı okurken sol bir literatürle karşılaşıyorsunuz çünkü ülkemizde ve dünyada bölgeyle ilgilenen, yazan çizen kitle sosyalist jargon sahipleridir. Latin Amerika, İslam’ın henüz dominant hale gelmediği bir bölge. Kapitalist-emperyalist saldırının dünya çapında hedef tahtasına oturttuğu tek din olan İslam, yalan yanlış bir şekilde ötekileştirilerek ve kötülenerek duyurulsa da bölgede kendini gelecek on yıllarda duyuracaktır ve yayılma evresindedir.
Dolayısıyla kitapla alakalı eksiklikler dile getirildiğinde editörler veya yazarlardan ziyade genel durumun bizi bu noktaya getirdiğine şahit olmaktayız.
Bu kitabı okuma usulü
Söz konusu kitap elinize alıp sırayla okuyacağınız bir kitap değildir. Hikâye, roman veya tek elden çıkmış bir telif eser gibi de okunamaz. Öyle okunmaya kalkıldığında 3-5 makale sonunda sıkıcı, yorucu ve anlamsız bir hale gelir. Bu kitap her hafta bir makale okumak şekliyle yaklaşık iki yılda gurup halinde okunacak ve tahlil edilecek bir gurup çalışması ana kitabıdır. Dünyayı ve yaşananları öğrenmek isteyenlerin bir araya gelerek düzenli takip edecekleri bir çalışma kitabıdır.
Her hafta bir makale okunmalı ve aynı gün aynı saatte tahlil edilmelidir. Bir saatlik tahlilin yeterli olduğunu belirtmek isterim. Tahlil esnasında bölgeyi ve küresel boyutu gösteren haritaya veya sinevizyon eşliğinde Google Earth’e, yani dünya haritasını çok yönlü görebileceğimiz araç gerece ihtiyaç vardır. Bir saatin ilk yarısını tahlilcilerin değerlendirmesi ikinci yarısını ise bölge uzmanına soru yöneltmek şekliyle gerçekleştirmek gerekmektedir.
Bölge uzmanı denilen kişi, bölgeye giden gelen, orayı tahlilcilere nazaran daha iyi bilen biri olmalıdır. Türkiye son yıllarda dünyaya açılmış durumda ve artık dünyanın her bölgesine giden gelen birilerini bulmak daha kolay. Derinlemesine bölge analizi yapacak uzmanlar hâlâ tam anlamıyla yetişmemişse de o yönde bir ilerleme vardır.
Bölge uzmanı kapsamında İHH görevli ve gönüllülerinden de yararlanılabilir. İHH dünyanın dört bir yanında faaliyet gösteren ender kuruluşlardandır. Bu birikimi değerlendirmek gerekmektedir. Diğer kurum ve kuruluşlar çerçevesinde bölgelere giden kişilerden de faydalanılmalıdır. “Biz şu ülkeyi okuduk, tahlil yapacağız, tahlilimize teşrif eder misiniz?” Teklifine hayır diyecek kişi azdır.
Daha da güzeli ülkemizde şu an 160 ülkeden 55 bin uluslararası öğrenci eğitim almaktadır. Hemen hemen her şehirde artık uluslararası öğrenciler bulunmaktadır. Bu öğrencilere ulaşabileceğiniz Bab-ı Âlem Uluslararası Öğrenci Derneği gibi derneklerin sayısı bugün 33 olmuş ve bu dernekler Uluslararası Öğrenci Dernekleri Federasyonu (UDEF) çatısı altında birleşmiştir. Federasyon veya dernekler üzerinden her ülkeden ve bölgeden insana ulaşabilirsiniz. Talep ettiğiniz her bölgeden size en doğru ve doğal bilgiyi verecek insanlara sahip bir toplumuz. Bunun kıymetini bilmek gerek.
Tahlil edilen bölge için 4-5 yıldır ülkemizde eğitim alan, çok güzel Türkçe bilen, bizi ve kendi ülkesini tanıyan, bizim dertlerimizle ortak derde sahip çok sayıda öğrenci ile dünyayı derinlemesine anlayabilirsiniz.
Çok genel geçer konuşan veya detaya boğulan bir toplumuz. Arasını bulmak, meselelerin geneline hâkim olmak için gerekli detayı bilmek ama detayda boğulup geneli kaçırmamak zorundayız. Bunun yolu bir metot çerçevesinde hareket etmektir.
Dünya Çatışmaları, Çatışma Bölgeleri ve Konuları kitabını yukarda bahsettiğim metot çerçevesinde okuyabilirseniz, çok daha fazla fayda sağlayabilirsiniz. Bu metodu uygulayan biri olarak tecrübemi aktarıyorum. Bunu yapamasanız da dünyayı anlamak isteyen birisi olarak elde etmeniz ve kütüphanenizde bulunması gereken bir kitabı analiz etmiş olduk. Akşam haberlerinde Orta Afrika veya Arakan’da insanları vahşice katlediyorlarmış diye bir haber duyduğunuzda, elinize alıp “Neden?” sorusuna cevap bulabileceğiniz bir kitabınız olsun. Bilginiz olsun!