Dünya Siyasal Sisteminde Uluslararası Öğrencilerin Yeri

Dünya Siyasal Sisteminde Uluslararası Öğrencilerin Yeri

22 Nisan 2014

An itibarıyla dünyamızda bir başka ülkede eğitim alarak uluslararası öğrenci tanımı içine giren yaklaşık 4 milyon insan var. Genelin üniversite öğrencisi olduğu bu kitlenin bir kısmı lisansüstü eğitim alırken bir kısmı da orta öğretim seviyesindedir. Burada kastedilenler çeşitli ülkelerde açılmış Amerikan, İngiliz, Fransız veya Türk okullarında okuyan öğrenciler değildir. Çad’dan çıkıp Türkiye’ye gelmiş, Hindistan’dan İngiltere’ye gitmiş, Çin’den ABD üniversitelerine kaydolmuş öğrencilerden bahsedilmektedir.

Milyonları ihtiva eden bu nüfusun 700 bini ABD’yi tercih etmiş durumdadır. Ardından İngiltere, Fransa, Almanya, Kanada ve Yeni Zelanda gibi ülkeler gelmektedir. Türkiye’de ise 160 ülkeden 55 bin uluslararası öğrenci bulunmaktadır. Öğrenci gönderen ülkeler arasında Çin, Hindistan ve Suudi Arabistan başı çekmektedir.

Dünyanın her tarafındaki çatışmalarda aktif olan ülkeler, nerede bir doğal zenginlik varsa elde etmek için yarışan ülkeler, en çok silah satan ülkeler, geçmişte dünyayı sömürmüş ve hâlâ dünyanın yakasını bırakmamış ülkeler, uluslararası öğrencilerin tercihini cezbeden ülkelerin başında gelmektedir. BM’yi, AB’yi, Dünya Bankası’nı, IMF’yi, NATO’yu ve günümüz dünyasını şekillendiren ne kadar kurum kuruluş varsa buralarda başat rol oynayan ülkelerin, uluslararası öğrencileri çekmek için kırk takla attıklarına şahit olunmaktadır.

İlgi çekici tanıtım ve kolay başvuru koşulları, minimum resmiyet, yüksek meblağlı burs imkânları, çalışma izinleri, barınma ve sosyal çevre olanakları, mezuniyet sonrası iş garantisi, vatandaşlık ve akla gelebilecek daha pek çok şey, öğrencileri cezbetmek için sunulmaktadır. Ülkelerinde savaş, açlık, kıtlık, çatışma, geri kalmışlık, imkânsızlık olan zeki, çalışkan ve başarılı öğrenciler neden bir Batı ülkesinde eğitim alıp hayatlarını kurtarmasın ki?!

Ülkelerinin itici şartları ve Batılıların çekici çağrıları karşısında dünyanın en zeki insanları bir başka ülkede eğitim almayı, uluslararası öğrenci olmayı cazip bulmaktadır. Bu çark, elini verenin kolunu kaptırdığı bir sistem olduğu için de dönüşü olmayan bir yola girilmektedir.

Bugün dünyada etkili koltuklarda oturan ve dünyayı her yönden sömüren Batılıların taşeronluğunu yapan insanların, hayatlarının bir döneminde uluslararası öğrenci olmuş olmaları ender rastlanır bir durum değildir. Tabii her uluslararası öğrenci böyledir demek haksızlık olur. Yine bu kişilerden insanlığa ve ülkesine faydalı işler yapanların sayısı da az değildir. Ancak savaş lordlarının, diktatörlerin, savaş suçlularının arasında bu tip insanlar oldukça fazladır.

Fransa, müdahale ettiği tüm ülkelerde bu insanları kullanmaktadır. Rusya, İngiltere ve ABD de aynı şeyi yapmaktadır. Osmanlı devşirme sistemini örnek almış Batılılar, ülkelerden seçtikleri zeki insanları çeşitli imkânlar sağlayarak kendi adamları haline getirip o ülkeleri yönetmekte kullanmaktalar. Burada usullerinden ziyade sonucun eleştiriye ihtiyacı vardır. Osmanlı bu sistemle 600 yıl hâkim olduğu bölgelere adaleti getirirken Batılılar sömürüyü, kan ve gözyaşını getirmişlerdir.

Uluslararası öğrenciler Batılılar için sadece geleceğin sömürge valileri ve memurları değildir. Onlar durağanlaşan ekonomilerine sıcak para girişi, yaşlı nüfuslarına taze beyin göçü, küresel propagandalarına veri girişidir. Her öğrenci hayatın içinde eğitim aldığı ülkenin diliyle ve mantığıyla boy göstermektedir. Ticaret, sanat ve siyaset sahnelerinde kodları girilmiş bireyler olarak dolaşmaktadırlar.

Peki Türkiye bu işin neresinde? Osmanlı’dan kalan mirası devralabilecek mi? Dünyaya alternatif bir şeyler sunabilecek mi?

Bir başka makalede de bu sorulara cevap bulmaya çalışacağız.