Felluce'de İnsani Durum

Felluce'de İnsani Durum

26 Ekim 2016

Giriş

Felluce’de askerî operasyonların başlamasıyla birlikte kentteki tehcir ve zorla göç dalgası ciddi boyutlara ulaştı. Binlerce aile al-Karma, al-Saqlawiye ve Felluce’nin çevresindeki köylerden kaçarak özellikle Amiriyet el-Felluce bölgesinde, daha güvenli alanlara sığınmak zorunda kaldı. Yüzerek veya ilkel tekne ve botlarla Fırat Nehri’ni geçmeyi başaran diğer topluluklar ise, Bağdat’a ve Ebu Garib’e ulaşmayı başardılar. Bazı bölgelerde, kısıtlı imkânlarla en temel yaşam ihtiyaçlarından yoksun, basit barınma merkezleri açılmış olsa da sivillerin önemli bölümü korunmasız durumda.

DAEŞ örgütünün içeriden, merkezî hükümet güçleri ve mezhepçi milislerin dışarıdan yürüttüğü boğucu ablukanın gölgesinde, her gün tekrarlanan ve hedef gözetilmeksizin devam eden bombardımanlar altında hayat mücadelesi veren Felluce halkı, açlık ve yokluk içinde yardım bekliyor. Devam eden bombardımanlar yüzünden hastanelerde zaten kısıtlı olan tıbbi malzemenin tükenmesi ve hasta sayısının artması, ölümlerde de artışı sebep oluyor. “DAEŞ örgütüyle mücadele” adı altında ABD önderliğinde başlatılan uluslararası ittifakın sürekli olarak yaptığı bombardımanlar, altyapı dâhil olmak üzere sivillerin evlerini ve tüm yaşam alanlarını yerle bir ediyor.

Bombardımanlarda şu ana kadar yüzlerce insan öldü, yüzlercesi de yaralandı. Bilançosu korkunç rakamlara varan bu tek taraflı savaş neticesinde bölgede sayıları her geçen gün artan engelli, dul ve yetimler ordusu ise ne yapacağını bilmez bir halde ölümü bekliyor. Ayrıca, kalabalık olan kent merkezi ve çevre mahallelerde halkın %80’den fazlası evsiz kalmış durumda.

Bölgeden alınan rakamlara göre, son birkaç aydır göç eden aile sayısı 5.000’i (yaklaşık 25.000 kişi) geçmiş durumda. Bunların yaklaşık %30’u 10 yaş altı çocuk, %50’si kadın ve yaklaşık %20’si yetişkin erkek ve 10 yaş üstü çocuklardan oluşuyor. Her gün sürekli olarak kaçışların devam ettiği kente operasyon düzenlenmesi durumunda, göç edecek ailelerin sayısının 10.000’i geçeceği ön görülüyor. Hemen hemen göç eden bütün erkeklerin güvenlik güçleri ve Şii milisler tarafından sorgulanmak üzere gözaltına alındığı belirtiliyor.

DAEŞ’in göç eden veya kenti terk eden herkesi ölüme mahkûm etmekle tehdit etmesi ve girdiği her çatışmada sivilleri canlı kalkan olarak kullanması ise, bölgedeki durumu daha da kötü ve karmaşık hale getiriyor.

Raporun tamamına ulaşmak için tıklayınız.