Güney Sudan Müslümanları

Güney Sudan Müslümanları

06 Mart 2017

Yüz ölçümü: 644.329 km2

Nüfus: 11.562.695

Müslüman nüfus: %20

Başkent: Cuba

Resmî dil: İngilizce

 

Uzun bir iç savaşın ardından 2011 yılında Sudan devletinden ayrılarak bağımsız olan Güney Sudan’daki Müslümanlar o tarihten bu yana azınlık durumundadır. Yerel Afrika dinlerine mensup animistlerin büyük çoğunluğu oluşturduğu ülke nüfusunun %20’si Müslüman’dır. Ülkede Hristiyanların oranı ise Müslümanlardan biraz fazladır.

İslam’ın bölgeye gelişi, ilk dönem Afrika’nın İslamlaşma sürecine kadar dayanmaktadır. Daha İslam öncesi dönemde, bölgenin yerli halkını oluşturan Nübye topluluğu ile Araplar arasında ekonomik ilişki söz konusudur. Mısır’ın 7. yüzyılda fethedilmesi ardından güneye ilerleyen Müslüman ordusu, bugünkü Sudan devletinin olduğu bölgeye kadarki kısmı kontrolü altına almıştır. Yerel Afrika dinlerine inanan küçük yerli topluluklar tarafından yurt edinilmiş olan Güney Sudan toprakları 1800’lü yıllarda Mısır’daki Osmanlı valisi Mehmet Ali Paşa tarafından tamamen merkezî otoriteye bağlanmıştır. Ancak bölgede Osmanlı idaresinin gücü, uluslararası dengelerdeki gerilemesine bağlı olarak giderek zayıflamış ve 1899 yılından itibaren yerini tümüyle İngiliz işgaline bırakmıştır.

56 yıl süren İngiliz sömürge idaresi altında, Sudan topraklarının kuzey bölgelerindeki Müslüman Arapların çoğunluğuna karşın güney bölgelerinde hız kazanan misyonerlik çalışmaları dolayısıyla Afrikalı Hristiyanların sayısı artmaya başlamıştır. Bu dönemde Batılı bilim adamlarınca yapılan antropolojik çalışmalar sonrasında kuzey ile güney bölgeleri arasındaki etnik farklılıklar ortaya konulmuş ve bölgedeki ayrılığın ilk tohumları atılmıştır.

1955 yılında gelen bağımsızlıktan hemen sonra başlayan iç savaş, bir yandan bu kuzey-güney ayrılığından bir yandan da dönemin baskın Soğuk Savaş koşullarından beslenmiştir. Nitekim kuzeydeki baskıcı yönetimin Batı’ya yakın ideolojik pozisyonu, muhaliflerin Sovyetler Birliği ile ilişki kurmasına yol açtığı gibi, kuzey-güney coğrafi dilimleri arasındaki sosyoekonomik sorunlardan da etkileniyordu.

Güney Sudan 1972 yılında otonom bir bölge olmayı başarmıştır. Ancak Müslüman azınlığın çok sıcak bakmadığı bu süreç, 1983’ten sonra daha yoğun yeni bir iç savaşın fitilini ateşlemiştir. Batılı ülkelerin Sudan’ı bölmek için her türlü desteği verdiği bu çatışmalar, 2005 yılına kadar sürmüştür. Batılılardan alınan silahlarla kuzey ve güney Sudanlılar arasındaki savaşta binlerce kişi hayatını kaybetmiş, on binlercesi yaralanmış, yüz binlerce insan da göç etmek zorunda kalmıştır. Ancak 1980’lerde başlayan bu savaş, önceki iç savaşa göre daha fazla dinî argümana sahiptir. Dönemin Sudan yönetimi, Amerika’nın Soğuk Savaş politikalarına destek için ülkede Komünizm karşıtı bir muhafazakârlaştırma süreci başlatınca, güneydeki ayrılıkçı gruplar için bölünme konusunda yeni bir gerekçe daha ortaya çıkmıştır. Nitekim, özellikle 1989’da Sudan’da yaşanan Ömer el-Beşir darbesinden sonra, Batılı ülkelerin kuzeydeki İslamlaşma sürecini baltalamak için başvurduğu bir söylem olarak, güneydeki mücadele Hristiyanların hak arama savaşı şeklinde gösterilmiştir.

2011 yılında yapılan bağımsızlık referandumunda Müslüman azınlığın bir bölümü kuzeye göç etmiş olsa da önemli bir bölümü bağımsızlık yönünde oy kullanıp güneyde kalmayı tercih etmiştir. Güney Sudanlı Müslümanlar arasındaki bu bölünme, büyük oranda etnik gerekçelere dayanmaktadır. Zira kuzeydeki etnik Arap kökenli çoğunluğa göre, kendilerini farklı gören güney Müslümanları, sosyoekonomik ihmal ve ayrımcılık konusunda diğer animist topluluklarla birlikte, ülkedeki koşullardan hep şikâyetçi olmuştur. Ayrılma sürecindeki tutumları sebebiyle kuzeydeki Hartum yönetimi, Güney Sudan Müslümanları konusunda ciddi bir hayal kırıklığına uğramıştır.

Güney Sudan yönetimi de ayrılma sonrasında Müslüman azınlığın sadakatini kazanabilmek için pek çok adım atmıştır. Bu adımlardan biri olarak dinî özgürlükler ve bir arada yaşama ilkesinin uygulanması kabul edilmiştir. Ayrıca Müslümanlardan gasp edilen bütün toprakların iadesi, kamulaştırmaların iptali gibi uygulamalar da ihmal edilmemiştir.

Ülkede Müslüman azınlığı temsil eden Güney Sudan Müslümanları Konseyi adlı bir kuruluş bulunmaktadır. Bu konsey, hükümet ile Müslümanlar arasındaki ilişkileri düzenleyen rolüne ilave olarak, iki taraf arasındaki sorunların çözümünde de aracılık yapabilmektedir.

Güney Sudan yönetimi, bireysel dinî yaşama ilişkin alabildiğine geniş özgürlükler vaat etse de siyasi bir faaliyete kesinlikle göz yumulmayacağını belirterek Müslüman azınlığa gözdağı vermekten de geri durmamaktadır. Devlet yetkilileri, her fırsatta ülkenin siyasi istikrarı ve güvenliğine tehdit oluşturabilecek hiçbir oluşuma izin verilmeyeceğini dillendirmektedir. Güney Sudan’daki Müslüman azınlığın durumu 2014’ten itibaren etnik iç savaş ve ekonomik sıkıntılar sebebiyle kötüleşmiştir.

Ülkede eğitim ve fakirlik en önemli sorunlar olarak görünmektedir. Ancak bu sorunlar belirli bir ayırımcılık politikasının sonucu değil, ülkenin genel kalkınmışlık durumuyla ilgilidir.

Diğerleri