Güney Sudan

Güney Sudan

Güney Sudan

Temel Göstergeler
Resmi adı Güney Sudan Cumhuriyeti 
Başkent Juba
Bağımsızlık tarihi 9 Temmuz 2011 (Sudan’dan, Afrika’nın en son bağımsızlık kazanan 54. ülkesi)
Yüzölçümü 619.745 km2
Nüfusu 12,5 Milyon (2017 Tahmini)
Nüfusun etnik dağılımı 35,8% Dinka,%15,6 Nuer, Şuluk, Azande, Bari, Kakwa, Kuku, Murle, Mandari, Didinga, Ndogo, Bviri, Lndi, Anuak, Bongo, Lango, Dungotona, Acholi, Baka, Fertit
Din Geleneksel inanışlar, Hıristiyanlık ve Azınlık Müslüman
Diller İngilizce, Arapça, Dinka, Nuer, Şuluk
Nüfus artış oranı %3,92
Doğurganlık 5,19 (her bir kadın başına)
Ortalama yaşam süresi 56 yıl
Milli Gelir 9 milyar dolar
Kişi Başı Ortalama Milli Gelir 745 dolar
Enflasyon oranı %362
İşsizlik oranı %20
Okur-yazar oranı %27

Ülke Tarihi

Güney Sudan 1955 yılından beri sürdürdüğü bağımsızlık mücadelesini 2011 yılında elde etmiştir. Bütün bu süre zarfından Sudan ile Güney Sudan arasında uzun süreli bir iç savaş yaşanmış ve milyonlarca insan hayatını kaybetmiştir. Güney Sudan’ın bağımsızlık mücadelesi özellikle İsrail, Amerika ve Avrupalı devletler tarafından maddi, manevi her yönden desteklenmiştir. 2011 yılında gerçekleşen bağımsızlık referandumu ile ülke Afrika’nın 54. ülkesi olarak resmen tanınmıştır.

2013’de Başlayan İç Savaş

2011 yılının Ocak ayında yapılan halk oylaması sonucunda Sudan’ın özerk konumdaki bölgesi Güney Sudan bağımsızlık hakkı kazandı. Yapılan referandumda Güney Sudan halkının %98.83 gibi yüksek bir oyla ayrılığa karar vermesi Afrika’nın 54. ülkesinin doğumu oldu. Başta İsrail ve Amerika olmak üzere pek çok ülke hızla Güney Sudan’ın bağımsızlığını tanıdılar. Sudan Halkı Özgürlük Hareketi/Ordusu (SPLM/A) önderliğinde verilen bağımsızlık mücadelesi meyve verirken Güney Sudan halkı artık yeni bir sürecin içine giriyordu. Devlet olmanın gerekliliği olarak devlet inşası, parlamento ve anayasa gibi siyasi kurumlar hızla hayata geçirildi. Her alanda Sudan’ın ve İslam’ın izlerinin silinmesi ve yeni bir ulusal kimliğin inşasına başlanmıştı. Tamda ulus-inşası ve devlet-inşası süreçlerinin başladığı bu noktada etnik gerilimler de artarak çatışmaya dönüştü.

Arapça’nın eğitim ve kültür hayatındaki etkilerini silmek için 2011 Anayasası ile yerel dillerin yanında İngilizce ülkede resmi dil olarak kabul edilmiştir. İngilizce iş ve eğitim seviyesinin tamamında geçerli dil hale getirilmiştir. Günlük gazete ve medya organları yayınlarını İngilizce üzerinden sürdürmeye başlamışlardır. İsrail, Amerika ve Avrupa ülkeleri ile diplomatik ilişkiler hızla tesis edilmiştir. 

Ülkede yakalanan değişim atmosferine rağmen Güney Sudan’ı oluşturan etnik topluluklar arasında iktidar mücadelesinin başlaması ise fazla uzun sürmedi. Nüfus üzerinde çoğunluğu oluşturan büyük etnik topluluklar SPLM/A önderliğinde kurulan yeni devlet üzerinde güç mücadelesine tutuştular. Daha önceki yıllarda SPLM/A üzerinden gerçekleşen etnik çatışma bu sefer devlet organlarını elde tutmak adına nüksetmiştir.2013 yılında rakip etnik kabileler arasında yükselen tansiyon resmen bir iç savaşa dönüşmüştür. Dinka ve Nuer grupları arasında başlayan savaş diğer kabileleri de kısa sürede içine çekmiştir. Yaşanan iç savaş nedeniyle milyonlarca insan Uganda, Etiyopya, Sudan ve Demokratik Kongo Cumhuriyeti’ne mülteci olarak sığınmıştır.

2015 Barış Anlaşması

2013 yılında başlayan iç savaş 2015 yılında taraflar arasında varılan müzakere ile sonlandırılmıştır. Ancak kısa süre içinde tarafların biririlerine karşı takındıkları güvensizlik nedeniyle çatışmalar yeniden başlamıştır. Bugün muhalif grupların teşkil ettiği gerilla birlikleri ile ordu güçleri arasında değişik düzeylerde çatışmalar yaşanmaktadır. Afrika Birliği’nin çağrılarına rağmen ülkedeki çatışma ortamı sonlandırılamamıştır.

Güney Sudan iç savaşın gölgesinde 2015 yılından beri kuraklık sorunuyla da karşı karşıyadır. Hem kuraklığın yol açtığı açlık krizi hem de iç savaşın yarattığı atmısfer nedeniyle ülkede büyük bir insani kriz yaşanmaktadır.

Türkiye – Güney Sudan İlişkileri

Her ne kadar Türkiye Sudan’ın bölünmesini desteklemese de Güney Sudan’ın bağımsızlığını ilan etmesinin ardından Güney Sudan’ı tanımış ve diplomatik ilişkiler kurma yoluna gitmiştir. Ülkenin bağımsızlık kazanmasının hemen ardından Türkiye başkent Juba’da elçilik açmış ve Türk Hava Yolları İstanbul-Juba uçuşlarına başlamıştır. Güney Sudan’da Ankara’ya elçi atayarak elçiliğini açmış ve böylece iki ülke arasında diplomatik ilişki kurulmuştur. Ancak 2013 yılında Güney Sudan’da başlayan iç savaş ilişkilerin istenilen seviyeye çıkmasına mani olmuştur. 2017 yılında ülkede başgösteren açlık krizi nedeniyle Kızılay ve İHH gibi kurumlar ülkeye insani yardım götürmüşlerdir.