İklim Mülteciliği

İklim Mülteciliği

04 Mart 2016
İklim değişiklikleri sebebiyle meydana gelen göç hareketleri insanlık tarihinde önemli dönüm noktalarından olmuştur. Ancak günümüzde yaşanan iklim değişikliği dünya tarihi boyunca doğal sürecinde gelişen değişimden bir hayli farklı. Zira bugün insan eliyle oluşan bu değişimle birlikte göç etmek zorunda kalan/kalacak olan toplumlar, geçmiş çağlarda benzer sebeplerle göç edenlere nazaran önemli bir handikapla karşı karşıya; ulus devlet düzeniyle. Acaba insanoğlu, yaşamını idame ettirebilmek için dünya üzerinde kendisine yeni yurtlar arayışını kendi eliyle ortadan kaldırmasıyla nasıl baş edecek?

Küresel ısınmaya bağlı olarak oluşan iklim değişikliğiyle buzulların eriyeceği ve yükselen deniz sularının dünyadaki birçok bölgeyi tamamen haritadan sileceği yönündeki öngörüler ve muhtemel senaryolar yılladır dillendiriliyor. Keza bu durumun çok da uzak olmayan bir tarihte dünyanın çeşitli bölgelerindeki büyük nüfusları etkileyeceğine dair emareler de belirgin bir şekilde görülmeye başlandı. Bulundukları coğrafi konumun etkisiyle bu değişikliklerden ilk etkilenmesi beklenen yerler ise Bangladeş, Haiti, Maldivler ve Latin Amerika gibi etrafı denizlerle çevrili ada ve yarımada olma özelliğine sahip ülkeler. Hatta günümüzde bu ülkelerden bazılarında deniz ve nehir sularının yükselmesiyle birlikte kıyı bölgelerde ve nehirlere yakın yerlerde yaşayan insanların sürekli yer değiştirdiği gözleniyor.

Deniz seviyesinin yükselmesiyle ilgili yapılan tahminlere göre, küresel ısınmanın ilk kurbanlarından olacağı düşünülen Bangladeş’te denizin bir metre yükselmesi halinde ülkenin 2/3’ünün sular altında kalacağı ve bunun da nüfusun neredeyse yarısını etkileyeceği tahmin ediliyor. Yani Bangladeş’in bugünkü nüfusu üzerinden hesaplanacak olursa bu rakam yaklaşık 70 milyon insana tekabül ediyor.

İç Göç İzleme Merkezi (Internal Displacement Monitoring Centre) Asya-Pasifik’te 2010-2012 yılları arasında 42 milyon insanın kuraklık ve deniz seviyesinin yükselmesine bağlı su baskınları nedeniyle yer değiştirdiğini bildiriyor.[1] Bu konuda ilk tahminleri yapan fakat verdiği rakamlar abartılı bulunan İngiliz çevreci ve bilim adamı Norman Myers’e göre 2050 yılıyla birlikte 200 milyon insan iklim değişikliği sebebiyle göç etmek zorunda kalacak.[2]

Ani meydana gelen ve birçok insanın hayatına ve yaşam alanına mal olan doğal afetlere kıyasla geniş bir zamana yayılmış olmasından dolayı küresel ısınma sonucu mağduriyet yaşayanların sorunları henüz ne kendi ülkelerinin ne de dünyanın gündeminde. Bu konudaki ilgisizliğin önemli bir nedeni, küresel ısınmaya bağlı sebeplerle meydana gelen göçlere dair istatistiklerin sağlıklı veriler olmadığı yönündeki görüş. Küresel ısınmanın etkilerinin ilk görüldüğü çoğu bölge, ekonomik koşullarının yetersizliği yüzünden zaten göç veren bölgeler olduğundan buralardaki yer değiştirmeler gönüllü göçler olarak değerlendiriliyor, bu da küresel ısınmaya bağlı göçlerle ilgili kesin rakamsal değerlere ulaşmayı engelliyor.[3]

İklim değişikliklerinden dolayı yerlerinden olan veya göç eden insanların mülteci kategorisinde değerlendirilip değerlendirilemeyeceği ve mülteciler hukukunda hangi sıfatla yer alacağı konusu uzun süredir tartışılmakla birlikte konuyla ilgili bir düzenleme henüz uluslararası terminolojide de yapılmış değil.

Bununla birlikte çevresel faktörlere bağlı sebeplerle yapılan göçleri ifade eden “enviromental refugee” kavramı ilk olarak 1970’te Dünya İzleme Enstitüsü (World Watch Institute) kurucusu Lester Brown tarafından dile getirilmiş ve bu terim ilk olarak BM Çevre Programı araştırmacılarından Essam el-Hinnawi tarafından 1985 yılındaki BM raporlarında kullanılmış.[4]

Genel olarak iklim mültecisi (environmental refugee) veya iklim göçmeni (environmental migrant) olarak anılan bu insanlarla ilgili ilk çalışmaları yapan el-Hinnawi ve çalışma arkadaşı Jacobson, bu göçleri 1) Ani doğal afetlerle meydana gelen geçici yer değişimleri, 2) Deniz seviyesinin yükselmesi veya başka sebeplerle tamamen haritadan silinmesi muhtemel bölgelerden zamana yayılmış fakat sürekli olan yer değişimleri, 3) Susuzluk, kuraklık gibi koşullardan dolayı önce geçici sonra sürekli hale gelen yer değişimleri[5] olarak üç ana kategoride sınıflandırmış. Ama bu tanımlamalar ve daha birçok farklı isimlendirmelere rağmen çevresel faktörlere bağlı göçleri karşılayacak mültecilik statüsüne dair bir netlik halen daha BM Mültecilik Konvansiyonu’nda oluşturulmuş değil. Bir yandan kavrama dair tartışmalar sürerken bir yandan da iklime bağlı göçlerin önümüzdeki yıllarda hızla artacağı göz önünde bulundurulduğunda, bu konunun mülteci hukukunda yer alması ve üçüncü bir çeşit mültecilik tanımlaması yapılması hususundaki görüşler dillendirilmeye devam ediyor.[6]

Dünya güçleri tarafından yıllardır harlanan savaşların mağdurlarına dair düzenlemeler, tedbirler bile çok yetersizken, yanı başımızdaki Suriyeli mültecilere son çare olarak sunulan denizler, insanoğlunun marifetiyle başka canlara da mal olacak seviyeye yükseldiğinde acaba nasıl tedbirler alınacak? İklim değişiklikleri sebebiyle meydana gelen göç hareketleri insanlık tarihinde önemli dönüm noktalarından olmuştur. Ancak günümüzde yaşanan iklim değişikliği dünya tarihi boyunca doğal sürecinde gelişen değişimden bir hayli farklı. Zira bugün insan eliyle oluşan bu değişimle birlikte göç etmek zorunda kalan/kalacak olan toplumlar, geçmiş çağlarda benzer sebeplerle göç edenlere nazaran önemli bir handikapla karşı karşıya; ulus devlet düzeniyle. Acaba insanoğlu, yaşamını idame ettirebilmek için dünya üzerinde kendisine yeni yurtlar arayışını kendi eliyle ortadan kaldırmasıyla nasıl baş edecek?

Dünyayı tüketmeye devam eden insanoğlunun ve uluslararası sistemin gelecekte bu yer değiştirmeleri nasıl karşılayacağı büyük bir muamma iken BM Genel Sekreteri Ban Ki-Moon’un Endonezya’da 2007’de gerçekleşen iklim konferansında sarf ettiği “İklim değişikliği herkesi etkiliyor ama hepimizi eşit derecede etkilemiyor.”[7] sözleri ise mevcut dünya düzeninde üçüncü dünya nüfusu olarak sınıflandırılmış toplumları bekleyen aynı son için uluslararası düzeyde yapılmış bir itiraf.

[1] https://en.wikipedia.org/wiki/Environmental_migrant

[2] http://www.unhcr.org/3ae6a0d00.html

[3] http://www.unhcr.org/3ae6a0d00.html

[4] http://www.unhcr.org/3ae6a0d00.html

[5] http://www.unhcr.org/3ae6a0d00.html

[6] http://www.unhcr.org/3ae6a0d00.html

[7] http://www.un.org/apps/news/infocus/sgspeeches/statments_full.asp?statID=161#.VtQGxDZunIU