İslam İşbirliği Teşkilatı ve Türkiye’nin Dönem Başkanlığı

İslam İşbirliği Teşkilatı ve Türkiye’nin Dönem Başkanlığı

05 Aralık 2016

İslam dünyasında Osmanlı İmparatorluğunun yıkılması ile irili ufaklı birçok devlet ortaya çıktı.  Bu devletlerin büyük bölümü, İngiltere ve Fransa mandaterliği altında yönetilirken II. Dünya Savaşından sonra bunların birçoğu bağımsızlığını kazandı. Fakat özellikle Ortadoğu coğrafyasında bölünmüşlük oldukça fazla idi. Zira burada aynı dinin ve bölgenin insanları arasına sınırlar çizilmesi ve farklı devletler kurularak aynı bölge halklarına farklı kimlikler giydirilmesi, ilişkilerin doğasını da bir hayli etkilemişti.

İşte tam da böylesi bir dönemde, İslam iş birliği fikri yahut başka bir ifadeyle İslam toplumları arasında birlik oluşturma düşüncesi, söz konusu birliğin bozulmasıyla birlikte gündeme gelmiş bir arayışı ifade etmektedir.

Birlik arayışının sembolik ifadesi, tüm İslam dünyasını temsil ettiğine inanılan hilafet yönetimi idi. Mescid-i Aksa’nın yakılması üzerine gösterilen tepkiler ve birliktelik, ümmet olmanın heyecanını yeniden yaşatmıştı. Bu çalışma; İslam İşbirliği Teşkilatı’nın etkisini ve Türkiye’nin İİT içindeki rolünü irdeleyerek okuyucularına geçmişte yapılanları ve ileride yapılması gerekenleri konu edinmiştir.

Raporun tamamına ulaşmak için tıklayınız.