Japonya Müslümanları

Japonya Müslümanları

Giriş

Bir Doğu Asya ülkesi olan Japonya, Büyük Okyanus’ta dört ayrı adadan (Kyushu, Honshu, Shikoku ve Hokkaido) müteşekkil bir adalar ülkesidir. Karasal olarak hiçbir ülke ile sınırı bulunmayan Japonya; Rusya, Kore (Güney ve Kuzey) ve Çin ile deniz sınırına sahiptir. Japonya’nın bu coğrafi konumu ülkenin modern tarihinin şekillenmesinde oldukça belirleyici olmuştur. 127.103.388’lik nüfusa sahip olan ülke, demografik olarak %98,5 Japon, %0,5 Koreli, %0,4 Çinli ve %0,6 diğer etnik gruplardan oluşmaktadır. Her ne kadar ülkenin millî dini Şintoizm olsa da Çin ile çok eskiye dayanan etkileşimleri ve Çin kültürünün güçlü etkisiyle Budizm de ülkede farklı bir üslup kazanmış ve ortaya Şintoizm[1] ile Budizm’in karıştığı yeni bir dinî inanış şekli çıkmıştır. Japonya’nın 1866-1869 yılları arasında Meiji Restorasyonu olarak bilinen siyasi, kültürel, her anlamda geçirdiği devrimler ve reformlar silsilesi, ülkede dinî anlamda da birtakım değişiklikleri beraberinde getirmiştir. O zamana kadar bir bütün olan Şinto-Budist inanışı artık ayrılmış ve modern döneme giren Japonya’nın resmî dini saf haliyle Şintoizm olarak kabul edilmiştir. Ancak halk, pratikte iki dinin ortak anlayışını benimsemeye devam etmiştir. Dolayısıyla Japonlar çoğunlukla kendilerini tek bir dinin mensubu olarak görmemekte, Şinto olarak doğup Budist olarak öldüklerine inanmaktadırlar. Japonya 1946’da, 2. Dünya Savaşı sırasında, yeni birtakım reformlara gitmiş ve Şintoizm de devletin resmî dini olmaktan çıkartılarak devlet olarak her dine eşit mesafede yaklaşan bir anayasa benimsenmiştir.

Raporun tamamı için tıklayınız.


[1] Eski bir dinî inanış şekli olan Şintoizm’in geçmişi MÖ 7. yüzyıla kadar dayanmaktadır. Şintoizm’in temelinde baba tanrıyı temsil eden “gök” ile ana tanrıyı temsil eden “yer”in diğer bütün tabiat unsurlarını ortaya çıkarmış olduğuna ve bu unsurların da kendi özel tabiat tanrılarını oluşturduklarına inanılır.