Mozambik

Mozambik

Mozambik

Temel Göstergeler
Resmi Adı Mozambik Cumhuriyeti
Yönetim Biçimi Başkanlık Tipi Cumhuriyet
Bağımsızlık Tarihi 25 Haziran 1975 (Portekiz'den)
Başkent Maputo
Yüzölçümü 799.380 km²
Nüfusu 30.5 Milyon (2018)
Nüfusun Etnik Dağılımı %98 Afrikalı (%40 Makua, %21 Tsonga, %12 Yao, %11 Makonde, %7 Swahili, %4 Chewa, %3 Shona), %2 Diğer (Avrupalı, Hintli vd.)
İklimi Nemli ve kurak mevsimlerin hâkim olduğu savan iklimi
Doğal Afetler Kuraklıklar, su baskınları, yok edici siklonlar
Coğrafi Konumu Afrika kıtasının güneydoğusunda yer alan Mozambik, kuzeyde Tanzanya, Malavi ve Zambiya, batıda Zimbabve, güneybatıda Güney Afrika Cumhuriyeti ve Svaziland ile komşudur. Doğu ve güneydoğusunda Hint Okyanusu bulunmaktadır.
Dil Portekizce (resmî), yerel diller (Makuaca, Tsongaca vd.)
Din %55 Hristiyanlık %25 Müslümanlık, %20 yerel inançlar vd.
Ortalama Yaşam Süresi 53 yıl (2015)
Okuma-Yazma Oranı %59 (2015)
Millî Gelir 11 milyar dolar
Kişi Başı Ortalama Milli Gelir 515 dolar
Para Birimi Metical (MZM)
İşsizlik Oranı %25 (2017)
Enflasyon Oranı %3 (2018)
Yoksulluk Oranı %46 (2015)
Reel Büyüme Hızı %4.5 (2017)
Doğal Kaynakları Kömür, titanyum, doğalgaz, hidroenerji, tantal, grafit
Tarım Ürünleri Pamuk, fındık, şekerkamışı, çay, manyok, mısır, hindistancevizi, tropikal meyveler
Başlıca Ticaret Ortakları Güney Afrika Cumhuriyeti, BAE, Çin, Hollanda, Hindistan, Fransa, Portekiz, Singapur
İhracat Ürünleri Kömür ve kömür ürünleri, ham ve işlenmiş alüminyum, petrol gazları, elektrik
İthalat Ürünleri Petrol yağları, alüminyum, elektrik enerjisi, gemiler, su taşıtları, pirinç, buğday, ilaç, motorlu taşıtlar ve elektronik cihazlar

Ülke Tarihi

Mozambik’in bilinen en eski tarihi M.Ö. 7. yüzyılın sonlarında Fenikelilerle başlatılmaktadır. M.S. 1.-4. Yüzyıllar arasında Bantu kavminin istilası altında kalan Mozambik, 7. yüzyılın ortalarından itibaren Müslüman Arap tüccarların Doğu Afrika kıyılarına gelişi ile İslamiyet’le tanışmış, kısa bir zaman dilimi için de de Müslümanlar bölge üzerinde etkili olmaya başlamıştır.

İlerleyen yüzyıllarda İranlı, Hintli ve Çinli tüccarlar da bölgeye gelmiş, 10. yüzyılın sonlarında İran’dan bölgeye sığınan Şiraz emirinin Kilve Adası’nda kurduğu sultanlık sınırlarını genişleterek kuzeyde Zengibar ve Pemba, güneyde Mozambik ve Süfale’ye kadar olan bölgeyi hakimiyeti altına almıştır. Nitekim ülkenin bugünkü adı olan Mozambik isminin, o dönem adanın sultanı olan Arap şeyh Musa bin Bîk’ten geldiği, 16. yüzyıl başlarında bölgeye gelen sömürgeci Portekiz güçlerinin tüm bölge için Mozambik ismini kullandığı ifade edilmektedir. Bölgenin ismi ayrıca altın ticaretinin merkezi olan Süfâle şehri sebebiyle Bilâdüssüfâle, Süfâletüzzeheb, Süfâletüttebr veya yerli halka nisbetle Bilâdüzzenc olarak da anılmıştır.

Vasco de Gama’nın Mozambik adasına ilk geldiği 1497 tarihi itibariyle bölgeye ilgi duymaya başlayan Portekiz, 16. yüzyılın başlarından itibaren bölgeyi kademe kademe hakimiyeti altına alarak sömürgeleştirmiş ve 1751 yılında müstakil bir bölgeye dönüştürerek dönüştürerek 1898 yılına kadar sömürge merkezi olarak tutmuşlardır.

19. yüzyılın sonlarına kadar Portekiz’in en önemli sömürge üslerinden biri olan Mozambik, köle ticaretinin de merkezlerinden biri olmuştur. Öyle ki, Portekiz, 16.-19. yüzyıllar arasında bu bölgeden gerek kendi sömürgelerine gerek diğer Avrupa devletlerinin sömürgelerine köle ticareti gerçekleştirmiştir.

1885 yılında düzenlenen Berlin Konferansı’nda Mozambik topraklarını himayesine kattığını belirten Portekiz, 1924 yılında ülke topraklarının tamamını kontrolü altına almıştır. 1930’lu yıllardan itibaren ülkede çalıştırılmak üzere Avrupa’dan bölgeye işçi getirilmeye başlanmış, 1951 yılında ise Mozambik’e Portekiz’in denizaşırı eyaleti statüsü verilmiştir.

20. yüzyıl ortaları aynı zamanda Mozambik’te bağımsızlık mücadelesinin de başladığı bir dönem olmuştur. 1949 yılında kurulan Nucleo dos Estudantes Secundarios de Moçambique’i (NESAM) hareketini, 1962 yılında kurulan Frente de Libertaçao de Moçambique-FRELIMO (Mozambik Kurtuluş Cephesi) adlı Marksist yapı takip etmiştir. Sovyetler Birliği ve Çin’in de desteğini alan FRELIMO’nun önderliğinde devam eden bağımsızlık mücadelesi 25 Haziran 1975 tarihinde Mozambik Halk Cumhuriyeti adıyla ilan edilen bağımsızlıkla neticelenmiştir.

Ancak bağımsızlığın ilan edilmesini takip eden yıllarda ülkede siyasî karışıklıklar ve çatışma ortamı bitmemiş, siyasal bir partiye dönüşerek ülke yönetimini ele geçiren FRELIMO’ya karşı, komşu ülke Rodezya tarafından Resistancia Nacional de Moçambique-RENAMO (Mozambik Millî Direnişi) adlı bir örgüt kurulmuş, Güney Afrika Cumhuriyeti ve ABD’nin desteğini alan bu hareket ile FRELIMO arasındaki kriz zamanla iç savaşa dönüşmüştür. 1976 yılında başlayan iç savaş 16 yıl sürmüş ve 1992 yılında yapılan antlaşmayla sona ermiş, ülkenin adı da bu tarihte Mozambik Cumhuriyeti olarak değiştirilmiştir.

Siyasî Yapı

Bağımsızlığını diğer Afrika ülkelerine kıyasla oldukça geç bir tarihte, 1975 yılında kazanan Mozambik, bağımsızlığı takip eden yıllarda uzun süren bir iç savaşa muhatap olmuş, çok partili demokratik sisteme ancak 1990 yılında kabul edilen anayasa ile geçilebilmiştir.

İdarî olarak 10 bölgeye ayrılan Mozambik bakanlık sistemi ile yönetilmekte, başbakan ve bakanlar kurulu seçilmiş devlet başkanı tarafından atanmaktadır.

Meclis ve başkanlık seçimlerinin 5 yılda bir düzenlendiği Mozambik’te devlet başkanları en fazla iki dönem görev yapabilmektedir. Yasama organı olarak görev yapan parlamento 250 milletvekilinden oluşmaktadır.

Bağımsızlığın kazanıldığı tarihten bu yana ülke yönetiminin başında bulunan isimler, kısa adı FRELIMO olan Mozambik Kurtuluş Cephesi temsilcileri olmuştur. 2015 yılında göreve gelen ve halen görevini sürdürmekte olan Filipe Nyusi de seçimlere FRELİMO’nun adayı olarak girmiş ve oyların %57’sini alarak başkanlığı kazanmıştır. Meclis seçimlerinde ise FRELİMO 114 milletvekilliği kazanırken, muhalefetteki RENAMO 89, üçüncü parti MDM ise 17 sandalye kazanmıştır.

Ekonomik Durum

Uzun yıllar devam eden sömürge dönemi ve sonrasında yaşanan iç savaş sebebiyle Mozambik bugün dünyanın en yoksul ülkelerinden biri konumundadır. Buna karşın son yıllarda yaşanan gelişmelerle ülkede belirgin bir toparlanma görülmektedir. Son on yılda yakalanan yıllık ortalama büyüme %6-7’ler civarında olsa da işsizlik ve yoksulluk hala ülkenin temel sorunlarındandır.

Çok zengin doğal kaynaklara sahip olsa da, ülkenin başlıca istihdam kaynağı hala tarımdır. Ülkede istihdamın %81’i tarım, %13’ü hizmet sektörü, %6’sı ise sanayi sektörüne aittir. Bununla birlikte GSYİH’nin %46’sı hizmet sektöründen, %29’u tarımdan, %25’i ise sanayiden elde edilmektedir. Turizm sektörü siyasî gelişmelerin de etkisi ile yeterince gelişmemiş olmakla birlikte, 2500 km’lik kıyı şeridi ve doğal yaşam zenginlikleri ile Mozambik turizm açısından büyük bir potansiyele sahiptir.

Ülkenin dış ticaret hacmi son yıllarda 10-15 milyar dolar aralığında seyretmektedir. Başlıca ihracat ürünleri kömür alüminyum ve elektrik enerjisi, başlıca ithalat ürünleri ise petrol yağları, işlenmemiş alüminyum, gemi ve diğer deniz araçları, motorlu taşıtlar, binek otomobil, buğday ve pirinçtir.

Mozambik doğal kaynaklar açısından son derece zengindir. Ülkede bulunan başlıca doğal kaynaklar kömür, doğalgaz, alüminyum, titanyum, demir, altın ve mineral kumdur. Önümüzdeki yıllarda kömür madenciliği ve doğalgaz üretiminde yaşanacak gelişmelerle enerji sektöründe büyüme beklenmektedir.

Tete yakınlarındaki kömür madeninin dünyanın işletilmeyen en büyük kömür madeni olduğu tahmin edilmekte, Songo’da ise Afrika kıtasının en güçlü hidroelektrik santrali bulunmaktadır. Son yıllarda Batılı devletlerce sürdürülen araştırmalar neticesinde ülkede 5.7 trilyon m3 doğalgaz, 23 milyar ton kömür rezervi keşfedilmiş, bu da Mozambik’i bambaşka bir konuma getirmiştir. Yapımı devam etmekte olan ve toplam değeri 30 milyar doları bulan tesislerin tamamlanmasından sonra Mozambik’in dünyanı en önemli sıvılaştırılmış doğalgaz ihracatçılarından biri olacağı tahmin edilmektedir.

Son yıllarda atılan adımlarla Mozambik dış yatırım açısından da giderek daha cazip hale gelmektedir. Ülkedeki başlıca yatırım alanları altyapı, enerji (doğalgaz, hidroelektrik), madencilik (kömür), turizm (oteller) ve tarımdır (susam, ağaç ürünleri, tütün). Son beş yılda ülkedeki yabancı yatırımların toplam değeri 25 milyar doları geçmiştir.

Türkiye ile İlişkiler

Son yıllara kadar sınırlı düzeyde seyreden Türkiye ve Mozambik arasındaki ikili son yıllarda Türkiye’nin Afrika ülkeleri ile olan ilişkilerini güçlendirme politikaları ile büyük bir ivme kazanmıştır. Coğafî ve kültürel uzaklığa rağmen iki ülke ilişkilerinde böyle bir ivmenin yakalanabilmiş olması büyük bir başarıdır. Mart 2011’de hizmete giren Maputo Büyükelçiliği ilişkilerin güçlendirilmesi noktasında katkı sağlamaktadır. Mozambik’in Türkiye’de büyükelçiliği bulunmayıp Roma Büyükelçiliği ülkemize akreditedir. Ayrıca 2015 yılından beri THY haftada 3 gün İstanbul-Maputo uçuşları gerçekleştirmektedir.

İki ülke arasındaki ekonomik ilişkilere bakıldığında, 2000’li yılların başlarında yok denecek kadar düşük seviyedeki ticaret hacminin, kat kat arttırıldığı görülmektedir. Bu kapsamda 2001 yılında 1 milyon dolar seviyesinin altındaki ticaret hacmi, 2005 yılında 18 milyon dolara, 2010 yılında 89 milyon dolara, 2012 yılında tarihindeki en yüksek seviyeye ulaşarak 192 milyon dolara yükselmiş, son olarak 2017 yılında 162 milyon dolar olarak gerçekleşmiştir. Dikkat çekici bir husus da, Afrika ülkelerinin genelinde görülenin aksine, iki ülke arasındaki ticaretin yalnızca Türkiye’den ihracat şeklinde değil, karşılıklı alım-satım şeklinde gerçekleşiyor olmasıdır.

Türkiye’nin Mozambik’e ihraç ettiği başlıca ürünler demir-çelik, elektronik cihazlar, hububat işleme makineleri ve petrol yağları; Mozambik’ten ithal ettiği başlıca ürünlerse alüminyum, tütün ve taşkömürüdür.

Doğal kaynaklar bakımından son derece zengin bir ülke olan Mozambik, gelecek yıllar için de ekonomik işbirliği açısından son derece büyük bir potansiyel taşımaktadır. Mozambik’te halen 40 civarında Türk firması özellikle inşaat sektöründe büyüklüğü 200 milyon dolar civarındaki yatırım projelerini üstlenmiş durumdadır.

Müslümanların Durumu

Mozambik, diğer Doğu Afrika ülkeleri gibi İslamiyet’le henüz 7. yüzyılın sonlarında Arap tüccarlar aracılığıyla tanışmıştır. 16. yüzyıldan itibaren Portekiz’in sömürgeci uygulamalarına maruz kalan Mozambik topraklarında Müslümanlar işgal güçlerine karşı yüzyıllar boyunca başlıca direnç alanlarından birini oluşturmuşlardır. Bu süreçte zaman zaman Osmanlı Devleti’nin de yerli halka destekleri olmuş, ancak coğrafî uzaklık ve ülkenin içinde bulunduğu şartlar sebebiyle kalıcı bir başarı sağlanamamıştır. 3. Selim zamanında başkent Maputo’ya yaptırılan cami de bu ilişkinin bir hatırasıdır.

Sömürge güçlerinin hakimiyetini sağlamlaştırdıkları 18. Yüzyıldan itibaren bölgedeki misyonerlik faaliyetleri de hız kazanmış, Müslümanlar her bakımdan ağır şartlara tabi tutulmuştur. Bu tablo, bağımsızlığın kazanıldığı 1975’ten sonra da pek fazla değişmemiş, gerek inanç hürriyeti, gerek eğitim imkanlarına erişim, gerek siyasî temsil bakımından Müslümanlar Mozambik’te ikinci sınıf insan muamelesi görmeye devam etmiştir. Ancak son yıllarda bu bakımdan görece bazı iyileştirmelerin hayata geçirildiği söylenebilir. Ülkede dinî eğitim yasak olup, Müslümanların haklarını temsil edebilecek güçlü bir siyasî oluşum da bulunmamaktadır. Bununla birlikte ülke meclisinde farklı görüşlere mensup Müslüman milletvekilleri görev yapmaktadır. Öte yandan çoğunluğu Müslüman olmayan bir ülke olmasına karşın Mozambik İslam İşbirliği Teşkilatı’na da üyedir.

Günümüzde 30 milyon civarındaki nüfusun kesin olarak bilinmemekle birlikte yaklaşık dörtte birinin Müslüman olduğu tahmin edilmektedir. Müslümanlar özellikle başkent Maputo ve ülkenin kuzey kesimlerinde yoğun olarak yaşamaktadır.

Mozambik İle İlgili Çalışmalar.