Ortadoğu Su Krizi ve Türkiye

Ortadoğu Su Krizi ve Türkiye

12 Mayıs 2017

İnsanoğlunun yaşamını sürdürebilmesi için “su” vazgeçilmez en temel ihtiyaçtır. Geçmiş yüzyıllarda sadece tarım ve günlük ihtiyaçlar için kullanılan suyun kullanım alanları ve miktarı günümüzde oldukçafarklılaşmıştır.Bugün hem değişenihtiyaç durumunahem de dünya nüfusunun artışına paralel olarak su kullanımı dabir hayli artmıştır.Öte yandan dünya genelinde eşit dağılmayan su kaynakları sebebiyle de su ile ilgili krizlerin oranında ciddi artış yaşanmaya başlamıştır. Hâlihazırda enerji ve tarımsal üretimdeki ihtiyaçlar, devletleri su üzerine yeni politikalar üretmek mecburiyetinde bırakmaktadır. Bu politikalar bazı bölgelerde barışçıl ve uzlaşmacı bir şekilde sürdürülürken bazı bölgelerde çatışmacı bir zeminde devam etmektedir.

Ortadoğu yüksek su potansiyeline sahip olmasına rağmen, su kaynaklarının belirli bölgelerde yoğunlaşmış olması ve temel su kaynağı olan nehirlerin birçok ülkeyi içine alan havzaları, devletlerarasındaki ilişkileri etkilemektedir. Bu şekilde sınıraşan çok sayıda nehrin bulunduğu bölgemizde Fırat, Dicle, Asi, Şeria (Ürdün) ve Nil nehirleri en önemli su kaynaklarını oluşturmaktadır.

Bütün bu su havzalarınıninceleneceği raporlar serimize ülkemizi doğrudan ilgilendiren nehirlerle başlıyoruz. Elinizdeki bu çalışmada Türkiye’nin kıyıdaş olduğu Fırat-Dicle nehirleri ve Asi Nehri havzası hidrolojik özellikleri, havzada geçmişten bu yana yaşanan anlaşmazlıklar ve özellikle Suriye’nin çelişen çatışmacı politikaları bağlamında değerlendirilecektir.

Raporun tamamına ulaşmak için tıklayınız.