Yükleniyor...
Son Durakta Kaybolan Çocuk Hayatlar

Son Durakta Kaybolan Çocuk Hayatlar

25 Mayıs 2016

Avrupa’ya sığınmacı olarak iltica edenlerin trajik yol hikâyeleri yeni bir durum olmayıp yıllardır zaman zaman haber sayfalarına düşen facialarla gündem olurdu. Sonra bu yollarda meydana gelen kayıplar bir sonraki şoka kadar gündemden hızlıca silinirdi. Ancak son yıllarda artan savaşlar ve özellikle de Suriyeli mültecilerin akınıyla yoğunlaşan göç yolları, bugün artık bambaşka mücadelelere ve felaketlere sahne oluyor. Göç yollarında meydana gelen felaketlerin görebildiğimiz kadarı genellikle ölümlerle sonuçlanan vakıalar. Fakat bu büyük buz dağının görünmeyen kısmındaki felaketleri, onlara maruz kalanlar dışında kimse bilmiyor.

2016 başında gündeme gelen Avrupa’daki 10.000 kayıp çocuk mevzusu, çocukların kitlesel halde ortadan kaybolduklarını ortaya koyuyor. Bu rakamlar, ayrıca bu çocukların göçlerin artmasıyla faaliyetlerine hız veren insan tacirlerinin bilinmeyen tuzaklarına kurban gitmelerine engel olunamayışının korkunç bir göstergesi olarak da karşımızda duruyor. “Unaccompanied” yani herhangi bir refakatçisi olmayan çocuk olarak sınıflandırılan bu çocuklara dair 10.000 rakamı sadece Avrupa’da tespit edilebilen bir veri. Bu kategorideki sığınmacı çocukların göç edilen diğer Ortadoğu veya başka coğrafyalardaki akıbetlerine dair ise -bu ülkelerde kayıt altına alınmadıkları için- tahmini bilgiler bile yok.

Europol (Avrupa Polis Ofisi) verilerine göre Avrupa’ya 2015 yılı boyunca geçiş yapan 1 milyon mültecinin 270.000’i 18 yaş altı çocuklardan oluşuyor. 2014 yılında Avrupa’nın genelinde 23.000 sığınmacı çocuk, ya refakatçisi olmayan ya da ailesinden ayrı düşmüş konumunda kayıtlara geçmiş.[1] 23.000 çocuğun üçte biri Avrupa’ya ulaştıktan sonra İsveç’e geçerken diğerleri Almanya ve İtalya’da yoğunlaşmış. Bu rakam 2015’te 95.000’e çıkmış.[2] 2015’te İsveç, kimsesiz sığınmacı çocukların en çok ulaştığı ülke olmuş. Sadece 2015 Ekim ayında 9.300 kimsesiz çocuğun bu ülkeye sığındığı bildiriliyor. Avrupa’ya geçişi kabul edilmeyen 2.000 çocuk ise Yunanistan’da kötü şartlar altında herhangi bir Avrupa ülkesinden kabul alacakları günü bekliyor.

Bunun yanında verilen bilgilere göre İtalya’da artan göç dalgasıyla insan tacirlerinin faaliyetleri de artmış durumda. Örneğin UNICEF raporlarına göre 2014’te daha çok Nijeryalı çocukları hedef alan insan tacirlerinin faaliyetlerinin %300 oranında bir artış gösterdiği anlaşılıyor.[3]

Kayıplarla ilgili verilen rakamlar, Europol tarafından tespit edilebilen, yani Avrupa’ya geçişi kayıt altına alınmış fakat sonrasına dair bilgilerin olmadığı çocuklar. Bu tespitlere göre 1.000 çocuk Güney İsveç Trelleborg bölgesinde kaybolmuş. İsveç’in bu kıyı bölgesine ulaşan kimsesiz mülteci çocukların sonrasında nereye gittiklerine dair hiçbir veri bulunmuyor. Nisan 2016’da yapılan bilgilendirmelerde ise, yine Almanya’ya bu şekilde kimsesi olmadan geçiş yapan 6.000 çocuğun akıbetleri ile ilgili hiçbir bilginin olmadığı kaydediliyor. Bu çocukların Suriye, Afganistan, Eritre, Fas, Cezayir kökenli olduğu ifade edilirken 500’ünün 14 yaş altı olduğu bildiriliyor.

İngiltere’de ise Kent ve Crodyon eyaletlerinde hâlihazırda 4.029 kimsesiz sığınmacı çocuk bulunuyor.[4] Sığınmacı olarak İngiltere’ye giriş yapan ve ortadan kaybolan çocuk sayısının 2014’e göre iki kat arttığı belirtiliyor. Ülkede sadece Ocak ve Eylül 2015 tarihleri arasında 340 çocuk ortadan kaybolmuş. Fakat bunların yine tespit edilebilen rakamlar olduğu, gerçek rakamların bunun çok daha üstünde olduğu ifade ediliyor. İngiltere’de özellikle Arnavut, Afgan ve Vietnamlı çocukların kaybolduğuna dikkat çekilirken suç şebekelerinin de en çok bu milletlerden çocukları hedef aldıkları yönündeki veriler, çocukların akıbetleriyle ilgili endişeleri arttırıyor.[5]

Europol yetkilileri 10.000 kayıp çocuk rakamının sadece tespit edilebilen bir rakam olduğunu, gerçek rakamın bunun çok üzerinde olabileceğini ve bu çocukların bazılarının suç şebekelerinin eline düştüğünün kuvvetle muhtemel olduğunu ifade ediyor. Europol yetkililerinin açıklamasına göre, bu çocukların kesin bir şekilde insan tacirlerinin eline düştüklerine dair net deliller bulunmuyor. Çocukların Avrupa’ya kendilerinden önce gelen ve herhangi bir şekilde kayıt altına alınmamış olan aileleriyle buluşmuş olma ihtimali üzerinde de duruluyor. Ancak çocukların varlıklarına ya da akıbetlerine dair bir veri olmaması sebebiyle yetkililer bu çocukların suç şebekelerinin eline geçmiş olabilecekleri ihtimalinin güçlendiğini belirtiyor.

2016 Nisan ayında Lordlar Kamarası’nın Yunanistan’da tutulan kimsesiz çocuklardan 3.000’ini alma teklifi, İngiliz parlamentosu tarafından reddedildi. David Cameron parlamentonun red kararıyla ilgili, çocukların bulundukları yerlerde ya da kamplarda güvende oldukları gerekçesini gösterdi. Bu teklifi hazırlayan Lordlar Kamarası’ndan Alfred Dubs, kendisinin de aralarında olduğu Nazi soykırımından İngiltere tarafından kurtarılan çocuklara gönderme yaparak, 3.000 civarında olmasa da belli sayıda çocuğun alınması için teklifi tekrar parlamentoya getireceklerini söyledi. Mevcut hükümet ise Nazilerin tehdidi altında olan çocuklarla Avrupa’daki kamplarda ‟güven içinde” bulunan mülteci çocukların durumlarının aynı olmadığını, bu çocukların kabulü halinde başka birçoğunun bunu örnek alarak geleceğini ileri sürdü.

Avrupa Güvenlik ve İşbirliği Teşkilatı’ndan Mariyana Berket ise bu kadar yüksek rakamda çocuğun ailesiz bir şekilde Avrupa’ya girişiyle ilgili yaptığı değerlendirmede, bu çocukların ya ailelerinin rızasıyla ya da ailelerinden habersiz, yaşadıkları yerlerden kaçmış olabileceklerini söyledi. Berket, İngiltere’nin Lordlar Kamarası’nın söz konusu teklifinin kabulü halinde çocuk mülteci akınının artacağına dair kaygılarını destekler bir şekilde, ailelerinin bilgisi dâhilinde böyle bir yola çıkan çocukların niyetlerinin ileride ailelerini de yanlarına almak olduğunu savundu.

Muhalefet ve başka diğer parlamento üyeleri, İngiliz hükümetinin bu tutumunu eleştirerek Europul’un bilgilendirmeleri ve şüpheleri karşısında her hâlükârda bu çocukların çok büyük tehditlerle karşı karşıya olduğunun altını çiziyor.

Avrupa ülkelerinde bir yandan bu çocukların durumuna dikkat çekilirken bir yandan da çocukların ortadan kaybolmasının engellenememesi, mülteci kriziyle ilgili bu ülkelerin kendi aralarında da birtakım çatlaklara sebep oluyor. Örneğin Europol veya farklı kurumları olmak üzere 29 Avrupa ülkesinden 17’si, çocuklara ya da kayıplara dair verileri paylaşıyor. İspanya bu konuda bilgi paylaşımında bulunmazken Fransa kendi resmî raporunun açıklanmasını beklemekten yana. İngiltere Çocuk Komisyonu üyeleri, İngiltere’de kaybolan çocukların mahalli idarelerce yerleştirilmeleri sonrasında kaybolduklarını kabul ederken ayrıca Fransız yetkililerin Calais’te kimsesiz çocukların kayıt altına alınmasıyla ilgili oldukça yavaş ilerleyen prosedürlerine de dikkat çekiyor. Bu konudaki son gelişmelerden biri olarak İngiltere Çocuk Komisyonu üyelerinin Fransız yetkililerle görüşme talebinde bulundukları haber veriliyor.

Europol’un girişimleriyle son 18 ayda mülteci akınını suistimal eden yapılara dair yeni yaptırım ve cezai müeyyideler getirildi. Bu düzenleme kapsamında yapılan operasyonlarda Almanya ve Macaristan’daki bazı hapishanelerin neredeyse mülteciler üzerinden suça karışan kişilerle dolu olduğu ifade ediliyor. Bunun yanında polis kayıtlarına göre mültecilerin Avrupa’ya geçişlerini kolaylaştıran kaçakçılarla bu insanları Avrupa’da insan tacirlerinin eline düşüren suç şebekelerinin organize halde çalıştığı belirtiliyor.

Europol özellikle Balkan güzergâhında faaliyet gösteren yardım kuruluşlarıyla görüşüp çocukların durumuyla ilgili bilgi almak üzere bir toplantı planlamakta. Yine bu bölgelerde özellikle göç yollarında faaliyet gösteren yardım kuruluşları, bölgedeki kolluk kuvvetleriyle kayıp çocuklara dair toplantılar yaparak risk altındaki çocuklara ulaşmayı ve olası kayıpları engellemeyi amaçlıyor. Yardım kuruluşları bu çocukların gözden uzak yerleşim yerlerinde veya kent, kasaba gibi oldukça merkezî yerlerde bulunabileceklerini, insanların bu konudaki farkındalıklarının arttırılması için bilgilendirme toplantıları yapılması gerektiğini söylüyor.

 

[1] http://www.iom.int/sites/default/files/press_release/file/IOM-UNICEF-Data-Brief-Refugee-and-Migrant-Crisis-in-Europe-30.11.15.pdf

[2] https://www.thebureauinvestigates.com/2016/04/10/revealed-fourfold-rise-95000-unaccompanied-children-claim-asylum-europe-2015/

[3] http://www.iom.int/sites/default/files/press_release/file/IOM-UNICEF-Data-Brief-Refugee-and-Migrant-Crisis-in-Europe-30.11.15.pdf

[4] http://www.theguardian.com/world/2016/apr/25/government-accused-of-shabby-tactics-in-trying-to-block-help-for-refugee-children

[5] http://www.theguardian.com/world/2015/dec/05/asylum-seeker-children-refugees-missing