Tarihi Süreç İçerisinde Misyonerlik ve Misyonerlerin Yetim Faaliyetleri

Tarihi Süreç İçerisinde Misyonerlik ve Misyonerlerin Yetim Faaliyetleri

12 Aralık 2016

Misyonerlik tarih boyunca hiçbir zaman sadece inanç ile sınırlı bir faaliyet alanı olmamıştır. Bugün son iki yüzyılın dünya tarihini okurken misyoner kurumlara ve bu durumların toplumlar ve ülkeler üzerindeki etkilerine dair birçok çarpıcı bilgi ile karşılaşıyoruz. Kültürel, toplumsal, ekonomik ve en çok da politik planlar için Hristiyan inancının kullanıldığını ve bu durumun bizzat misyonerler tarafından kayıt altına alındığını görüyoruz. Sömürgeciliğin ayrılmaz bir parçası olan misyonerlik bugün hâlâ dünyanın birçok bölgesinde yardıma muhtaç insanların mahrumiyetleri üzerinden ülkelere nüfuz etme aracı olarak kullanılmaktadır. Misyonerlik görevi ile dünyanın farklı bölgelerinde eğitim, sağlık ve insani yardım alanlarında faaliyet yürüten kişi ve kurumlar, çalışmaları esnasında insani değerleri ve dinî öğretileri hiçe sayarak toplumları köleleştirmiştir. Hâlihazırda sivil toplum kuruluşu kisvesi altında dünyanın en fakir ve yardıma muhtaç bölgelerine giden misyonerler, uluslararası ekonomik ve siyasi planlara ve emperyalist ajandalara hizmet etmektedir. Yardıma muhtaç toplumlarda en zayıf grubu oluşturan çocuklar ise misyonerlerin en öncelikli hedefidir; zira küçük yaşlarda misyoner kurumlarda endoktrine edilen (beyni yıkanan) yetim ve yardıma muhtaç çocuklar, büyüdüklerinde kendi toplumlarına gönderilerek misyonerlik çalışmalarının devamı sağlanmaktadır. Toplumları dizayn etmek için “tohum ekmek” olarak değerlendiren bu yöntem, misyonerler tarafından yüzyıllardır kullanan bir metottur.

Raporun tamamına ulaşmak için tıklayınız.