Tarihsel Perspektiften Arap Milliyetçiliği

Tarihsel Perspektiften Arap Milliyetçiliği

25 Ocak 2018

Millet kavramının tanımı milliyetçilik düşüncesini etkileyeceği için önem arz eder. Her ne kadar millet ve milliyet kavramlarının genel kabul görmüş bir tanımı olmasa da millet kavramı “aynı coğrafyada yaşamış, aynı kültür ve aynı tarihe sahip, aynı dili, dini, ırkı paylaşan topluluk” olarak genelleştirilebilir. Milliyet ise bu topluluğa ait olma bilincidir. Kâğıt üzerinde net çizgilerle belirlenen millet kavramı, pratikte bu kadar net çizgilere sahip değildir. Bu bağlamda İngiliz-Fransız ve Alman millet anlayışları göze çarpar. İngiliz-Fransız anlayışı, millet kavramını devletten ayrı düşünmez ve milletin devlet tarafından yaratıldığını savunur.

Çünkü İngiltere ve Fransa etnik ve dilsel olarak homojen olmayan köklü devletlerdir. Alman anlayışına göre ise, milletler kültürel yapılardır ve devletlerden bağımsız var olagelmişlerdir. Çünkü Almanlar 1871’e kadar tek bir devlet çatısı altında birleşememişlerdir. Bu anlamda birlik halinde bir devlete sahip olamayan Araplar, kendi millî kimliğini yalnızca Almanlar gibi kültürel otantikliğe vurgu yaparak ileri sürebilirdi. Aynı zamanda Batı’dakinin aksine mezhep, bölgecilik ve aşiretçilik gibi alt-kültür dinamiklerinin çok derin olduğu Arap dünyasında milliyetçi talepler yukarıdan aşağıya (top-down) doğru gerçekleşmiştir. Halkın temelde böyle bir talebi olmamış, milliyetçi duygular İslam ve alt-kültür dinamiklerinin önüne kısa süreliğine, zar zor geçebilmiştir.

Raporun tamamını okumak için tıklayınız.