Teknoloji Kullanımı ve Bağımlılığı Açısından Türkiye Gençliğinin Fotoğrafı

Teknoloji Kullanımı ve Bağımlılığı Açısından Türkiye Gençliğinin Fotoğrafı

10 Mart 2015

Türkiye toplumunun içinde bulunduğu birçok sorundan bahsetmek mümkündür. Bu bağlamda sokaktaki insanın günlük yaşantısını etkileyen en öncelikli meselelerin neler olduğu sorulduğunda çok farklı yanıtlar da alınabilir. Ekonomik sıkıntılardan güvenlik olaylarına ya da eğitimden sağlığa kadar çok değişik alanlarla ilgili öncelikler sıralanabilir. Ancak üzerinde düşünmemiz gereken bir alan daha var ki, toplumumuzun geleceğini etkileyen sonuçları itibarıyla hepimizi ilgilendiren bir konu; teknoloji bağımlılığı.

Bugün hemen her ailenin evinde bilgisayar ve cep telefonu bulunduğundan, internet ve sosyal medya gibi iki büyük kontrolsüz alan hem çocuklarımızın hem de bizlerin hayatını doğrudan etkileyen unsurlara dönüşmüş durumda. Bunların uyuşturucu veya sigara gibi bir bağımlılık olgusu olduğu görüşleri sıkça dile getirilmekte, ancak bugüne kadar toplum hayatına ciddi etkileri olan bu konunun bilimsel bir çalışma ile yeteri derecede ele alındığı söylenemez.

Oysa ki hayatımızın vazgeçilmezleri arasına giren teknolojik araçların ve bunlarla bağlantılı olarak gelen sanal sosyal bağlantıların bizlere nasıl bir gelecek sunduğu ciddi biçimde tartışılması gereken bir konu. Ancak bu yapılırken teknoloji ve sosyal medyanın kullanım yaygınlığına bağlı olarak etkileri ve yol açtığı sonuçları bilimsel olarak ortaya konulmalıdır.

Aileler bu konuda bireysel olarak kendi çözümlerini bulmaya çalışsa bile, bugün gelinen boyutları sebebiyle meselenin devletlerin makro politikaları çerçevesinde de ele alınması gerekmektedir. Bilgisayar başına ödev yapmak için oturan veya cep telefonu ile sosyal paylaşım sitelerinde dolaşan çocuklarımız ve gençlerimizin bu kadar kontrolsüz bir mecrada ne tür risklerle karşı karşıya gelebileceğine hepimizin kafa yorması gerekiyor.

Bu amaçla yapılan çalışmalara mütevazı bir katkı olması umudu ile üniversite-STK iş birliğinin güzel bir örneği olarak böyle bir çalışma ortaya çıktı. Sakarya Üniversitesi’nin büyük bilimsel birikimi ve İHH İnsani Yardım Vakfı’nın geniş sosyal ağı bu çalışmanın tamamlanması için birleşti. Yine Türkiye’nin önemli mesleki kuruluşlarından biri olan Uluslararası Doktorlar Birliği’nin mesleki katkıları da raporun paydaşı oldu. Emeği geçen bütün akademisyen ve öğrencilerimize teşekkür ediyor, elinizdeki çalışmanın bundan sonraki çalışmalara iyi bir zemin oluşturmasını diliyoruz.

Rapora ulaşmak için tıklayınız.