Uganda

Uganda

Uganda

Temel Göstergeler
Resmi Adı Uganda Cumhuriyeti
Yönetim Biçimi Cumhuriyet (Başkanlık Sistemi)
Bağımsızlık Tarihi 9 Ekim 1962 (İngiltere'den)
Yüzölçümü 241.038 km²
Nüfusu 44 milyon (2018)
Nüfusun Etnik Dağılımı %17 Baganda, %12 Karamojong, %8 Basogo, %8 Iteso, %6 Langi, %6 Ruanda,%5 Bagisu, %4 Acholi, %4 Lugbara, %3 Bunyoro, %3 Batoro, %1 Afrikalı olmayanlar, %23 diğer
İklimi Tropikal iklim
Coğrafi Konumu Doğu Afrika'da, Kenya'nın batısında yer alır.
Dil İngilizce (Resmî), Ganda veya Luganda, diğer Nijer-Kongo dilleri, Nil-Sahra dilleri, Svahili, Arapça
Din %70 Hristiyan, % 25 Müslüman, %5 yerel inançlar
Ortalama Yaşam Süresi 55 yıl
Okuma-Yazma Oranı %78 (2015)
Para Birimi Uganda shillingi (UGX)
Millî Gelir 24.3 milyar dolar
Kişi Başı Ortalama Milli Gelir 609 dolar
İşsizlik Oranı %2.2 (2016)
Enflasyon Oranı %3 (2018)
Reel Büyüme Hızı %4.6 (2016)
Doğal Kaynakları Bakır, kobalt, hidroenerji, kireçtaşı, tuz, işlenebilir arazi
Tarım Ürünleri Kahve, çay, pamuk, tütün, manyok, patates, mısır, bakliyat
İhracat Ürünleri Kahve, balık, çay, elektrik ürünleri, demir-çelik
İthalat Ürünleri Araçlar, petrol, tıbbi malzemeler
Başlıca Ticaret Ortakları İspanya, Almanya, Belçika, Hollanda, Macaristan, Kenya

Ülke Tarihi

Bugünkü Uganda, 19. yüzyıl sonlarında gerçekleşen İngiliz sömürgesince, Büyük Göller bölgesinde Ankole, Buganda, Bunyoro, Buriba, Karagve, Koki, Soda ve Toro adlı sekiz krallığın tek bir yönetim altında toplanması ile oluşturulmuştur.

Bölgenin en önemli krallığı konumundaki Buganda Krallığı 19. yüzyıl ortalarında İslamiyet’le tanışmış ve takip eden yıllarda bölgede İslamiyet hızla yayılmıştır. Ancak, 1870’lerden itibaren sürdürülen misyonerlik faaliyetleri bu süreci sekteye uğratmıştır. Buganda toprakları İngiltere tarafından 1900 yılında resmen sömürgeleştirilmiş ve sömürge yönetimi bağımsızlığın ilan edildiği 1962 yılına kadar devam etmiştir. 9 Ekim 1962 tarihinde bağımsızlık ilan edilirken Kral 2. Mutasa devlet başkanı ilân edilmiştir.

2. Mutasa 1966 yılında ordunun başındaki İdi Amin tarafından devlet başkanlığı görevinden uzaklaştırılarak Londra’ya sürgüne gönderilmiş, devlet başkanlığına Milton Obote getirilmiş ve bölgede krallıklar kaldırılarak tek partili başkanlık sistemine geçilmiştir. İdi Amin takip eden süreçte yaşanan karışıklıkları gerekçe göstererek 25 Ocak 1971’de Milton Obote’nin yurtdışında oluşundan yararlanarak yönetime el koymuştur.

İdi Amin devlet başkanlığı süresince İslam ülkeleriyle iyi ilişkiler kurmaya çalışmış ve İngiliz sömürgeciliği boyunca büyük zulümlere maruz kalan Müslümanların itibarlarını yeniden kazanmaları için çalışmış, bu sebeple Batı dünyasının manipülasyonlarına maruz kalmış ve dünya gündemine sürekli büyük suçlamalarla getirilmiştir. 1978 yılında Uganda ile Tanzanya arasında yaşanan savaşta Tanzanya Uganda’nın başkenti Kampala’ya kadar ilerleyince İdi Amin 1979 yılında ülkeyi terk ederek önce Libya’ya, ardından Suudi Arabistan’a sığınmış ve 2005 yılındaki ölümüne kadar burada kalmıştır. İdi Amin’den sonra Müslümanlar üzerindeki baskılar yeniden artmış, onbinlerce insan ülkesini terk ederek Sudan ve Demokratik Kongo Cumhuriyeti’ne göç etmek zorunda kalmıştır.

Milton Obote 1980’de tekrar devlet başkanı olmuş fakat beş yıl sonra ikinci kez, bu sefer Yoweri Museveni’nin liderliğindeki Millî Direniş Hareketi tarafından devrilmiştir. Takip eden yıllara ülkede görece siyasi ve ekonomik istikrar sağlanmış, ülkesini terk eden Müslümanlara geri dönmeye başlamıştır. Uganda’da 2018 yılı itibariyle Museveni yönetimi devam etmektedir.

Siyasî Yapı

Başkanlık sistemiyle yönetilen Uganda’da devlet başkanının görev süresi beş yıldır. Başkan, hem devletin hem de hükümet başıdır. Uganda’da devlet başkanlığı görevini 1986 yılından bu yana Yoweri Kaguta Museveni yürütmektedir. Museveni son olarak 2016 yılında yeniden seçilmiştir.

Başbakan ve kabinesi cumhurbaşkanı tarafından Başbakan yürütmede Cumhurbaşkanına yardımcı konumdadır. Cumhurbaşkanlığı seçimleri ile birlikte gerçekleştirilen milletvekili seçimlerinde de görev süresi 5 yıldır.

Ekonomik Yapı

Uganda verimli topraklara, zengin doğal kaynaklara sahip bir ülkedir. Bu bakımdan diğer Afrika ülkeleri gibi ciddi bir potansiyel taşımaktadır. Son yıllarda istikrarlı büyüyen ekonomisi ve 25 milyar doları aşan GSYİH değeri ile Sahraaltı Afrika’nın dikkat çeken ülkelerinden biridir.

Ülkede 6.5 milyar varil petrol ve 500 milyar m3 doğalgaz rezervi olduğu tahmin edilmektedir. Bu yüksek potansiyel sebebiyle son yıllarda enerji ve altyapı yatırımlarına ağırlık verilmiştir. Altın, fosfat, demir, bakır, kobalt, kireçtaşı ve tuz ülkedeki diğer doğal kaynaklardır. Başlıca sanayi alanları ise şeker, gıda, tütün, tekstil, çimento ve çeliktir.

Uganda’da ekonomi büyük oranda tarım ve hayvancılığa dayalıdır. İstihdamın %82’sini tarım endüstrisi karşılarken, ülke önemli bir kahve, çay, yağlı tohumlar, pamuk, meyve ve büyükbaş hayvan üreticisi konumundadır. Ülkenin ihracat gelirlerinin önemli bir bölümü kahveden sağlanmaktadır. Ancak önümüzdeki yıllarda, keşfedilen yeni enerji rezervleri sebebiyle petrol ve doğalgaz gelirlerinin ülke ekonomisinde başat rol oynayacağı tahmin edilmektedir.

Uganda’nın başlıca ticaret ortakları Sudan, Kenya, Ruanda, Birleşik Arap Emirlikleri ve Çin’dir. Ülke aynı zamanda 1 Ocak 2005 tarihinde Tanzanya, Kenya ve Uganda arasında kurulan Doğu Afrika Topluluğu Gümrük Birliği’ne (EAC CU) üyedir.

Türkiye-Uganda İlişkileri

İki ülke arasındaki ilişkiler son yıllarda ivme kazanmışsa da, istenen düzeyde değildir. 2010 ve 2011 yıllarında karşılıklı açılan büyükelçiliklerle ilişkiler güçlü diplomatik temellere oturtulmaya başlanmış, 2010 ve 2012’de Uganda Cumhurbaşkanı Yoweri Museveni Türkiye’yi, 2016 yılında da Cumhurbaşkanı R. Tayyip Erdoğan Uganda’yı ziyaret etmiştir.

İki ülke arasındaki ticaret hacmi son yıllarda ortalama 30 milyon civarında seyretmektedir. THY tarafından İstanbul ile Uganda arasında doğrudan uçuşlar gerçekleştirilmektedir.

Müslümanların Durumu

Uganda İslamiyet’le oldukça geç sayılabilecek bir dönemde, 19. yüzyılın ikinci çeyreğinde tanışmıştır. Bölgenin kıtanın iç kesimlerinde kalması sebebiyle ulaşımın güç olması, bunun başlıca nedenlerinden biridir. Buna karşın bölgeye gelen ilk Müslümanlar, yüzyıllardır burada mevcut bulunan yönetimler tarafından olumlu karşılanmış ve İslamiyet kısa sürede hızla yayılma imkanı bulmuştur. Ancak yüzyılın ortalarından itibaren bölgeyi işgal ederek sömürgeleştiren İngiliz yönetiminin ve misyonerlik faaliyetlerinin etkisi ile bu süreç akamete uğratılmıştır.

Bugün ülkede bulunan Müslümanların oranı hususu, diğer Afrika ülkelerinde olduğu gibi tartışmalıdır. Bağımsız kaynaklar bu oranın %25 civarında olduğunu ifade ederken, Batılı kaynaklar bu oranı daha düşük gösterme çabası içerisindedir.

Uganda Müslümanlarının ülkedeki koşulları inişli çıkışlı bir seyir izlemiş, Müslümanlar zaman zaman çok sıkıntılı süreçlerle de karşı karşıya kalmıştır. Buna karşın ülkedeki Müslümanların eğitim, dinî yaşam vb. konularda bilinç düzeyinin yüksek olduğu görülmektedir. 1972 yılında kurulan Birleşik İslam Konseyi, bütün ülke Müslümanlarını temsil eden müftülük düzeyinde bir kurum olarak hem dinî işlev görmekte hem de ülke yönetimi ile ilişkileri koordine etmektedir. Öte yandan ülkede Müslümanlara eğitim veren pek çok özel okul bulunmaktadır.

11 Eylül sonrası süreçte ülkedeki Müslüman azınlığa karşı yeni bir nefret dalgası oluşturulmaya çalışılmaktadır. Ülkede misyoner yapıların güçlü olması ve medya desteği, İslam düşmanlığı noktasında güçlü bir kamuoyu oluşmasına yol açmaktadır. Kiliseler kanalıyla yapılan propagandalar, İslam’la terörü özdeşleştirme amacı güden manipülasyonların oluşmasına sebep olmuştur. Müslümanların siyasi temsili de, nüfuslarına kıyasla oldukça düşüktür.

Öte yandan ülkede Müslüman ve Hristiyan nüfus iç içedir ve aynı aile fertleri arasında dahi farklı inançlara mensup olanlar bulunabilmektedir. Örneğin Cumhurbaşkanı Yoweri Museveni Hristiyan, kardeşi ordu kumandanı Selim Sâlih Müslümandır. Ülkede yaşayan Müslümanların tamamına yakını Şâfiî ve Mâlikî’dir.

Uganda İle İlgili Çalışmalar.