Yükleniyor...

Haiti

Haiti

Haiti

Temel Göstergeler
Resmi Adı Haiti Cumhuriyeti
Yönetim Biçimi Yarı Başkanlık Tipi Demokrasi
Bağımsızlık Tarihi 1 Ocak 1804
Başkent Port-au-Prince (1 milyon)
Yüzölçümü 27.750 km2
Nüfusu 11.1 milyon (2018)
Nüfusun Etnik Dağılımı %95 siyahîler, %5 diğerleri
İklimi Genel olarak tropikal iklim hâkimdir. Doğudaki dağlık kesimde yarı kurak iklim görülür.
Coğrafi Konumu Karayipler’de, Karayip Denizi ve Atlantik Okyanusu arasında Dominik Cumhuriyeti’nin batısı, Küba ve Jamaika’nın doğusunda yer alır. Dominik Cumhuriyeti ile birlikte bir ada oluşturur.
Komşuları Dominik Cumhuriyeti (376 km), kıyı şeridi (1.771 km)
Dil Fransızca, Kreyol
Din %83 Hristiyan, %10 Ateist, %7 yerel inançlar ve diğerleri
Ortalama Yaşam Süresi 64. 2 yıl (2017)
Okuma-Yazma Oranı %60.7 (2015)
Para Birimi Gourde
Millî Gelir 8.360 milyar dolar (2017 IMF)
Kişi Başı Ortalama Milli Gelir 784 dolar (2017 IMF)
İşsizlik Oranı %40.6 (2010)
Enflasyon Oranı %14.7 (2017)
Reel Büyüme Hızı %1.2 (2017)
Yoksulluk Oranı %58.5 (2012)
İhracat Ürünleri Yağlar, tekstil ürünleri, kakao, canlı balık, kabuklu deniz canlıları, mango, hurda demir, kahve
İthalat Ürünleri Petrol yağları, pirinç, tıbbî ilaç, çimento, şeker pancarı, palm yağı, demir-çelik, binek otomobil, buğday, kümes hayvanı eti, süt, motorlu taşıt, plastik malzemeler, telefon cihazları
Başlıca Ticaret Ortakları ABD, Fransa, Çin, Kanada, Hindistan, Türkiye, Endonezya, Hollanda, Tayland, İspanya, Curaçao, Dominik Cumhuriyeti

Ülke Tarihi

Haiti topraklarının ilk yerleşimcilerinin Taiwolar olduğu tahmin edilmektedir. Bölgenin bilinen tarihi daha çok 15. yüzyıl sonlarında bölgenin sömürgeleştirilmesiyle başlatılmaktadır. Kristof Kolomb’un bölgeyi ele geçirmesinin ardından bugünkü Haiti topraklarının da bulunduğu ada Hispaniola adını almıştır. 1492’deki işgali takip eden ilk yıllarda bölgede milyonlarca insanın katledildiği, Katolik rahip Bartolome de Las Casas’ın “Kızılderili Katliamı” adlı eserinde anlatılmaktadır. Adanın bugün Haiti’yi oluşturan batı kesimleri 17. ve 18. yüzyıllarda Fransız korsanlarının kontrolü altında kalmış ve Fransa burayı daha çok bölgedeki başlıca rakipleri olan İngiliz ve İspanyollara karşı kullanmışlardır. Fransa kontrolünde adanın ismi Saint-Domingue olarak değiştirilmiştir. Bu dönemde kahve ve şeker üretiminde oldukça önemli bir pozisyona yükselen ada, 18. yüzyılda Fransız İmparatorluğu’nun en zengin sömürgelerinden birine dönüşmüş ve Avrupa’nın kahve ve şeker ihtiyacının önemli bir bölümünü karşılar hale gelmiştir.

Fransız İhtilali’nin ardından bölgede bağımsızlık iddiaları dillendirilmeye başlanmış ve Toussaint Louverture önderliğinde başlayan mücadelenin ardından, onun yardımcısı Jean-Jacques Dessalines tarafından 1 Ocak 1804 tarihinde Haiti ismi ile bağımsızlık ilan edilmiştir.

ABD, Haiti’nin bağımsızlığını 1862 tarihine kadar tanımamış, daha sonra da 1915-1934 yılları arasında ülkeyi bilfiil işgal altında, 1947 yılına kadar da ekonomik denetim altında tutmuştur.

Tarihi sömürge yönetimleri, işgaller, askerî darbeler ve dikta yönetimleri ile dolu Haiti, 1957-1971 yılları arasında François Duvalier, onun ölümünden sonra da 1986 yılına kadar oğlu Jean-Claude Duvalier tarafından yönetilmiştir.

Ülkedeki ilk demokratik seçimler 1990 yılında gerçekleştirilmiş, seçimleri kazanan Jean Bertrand Aristide, bir yıl sonra darbe ile görevinden uzaklaştırılmıştır. Ülkedeki bu çalkantılı dönemde ABD, 1994’te Haiti’ye 20 bin asker göndermiş, Aristi de yeniden göreve getirilmiştir. Daha sonra ABD güçlerinin yerini BM Barış Gücü 2000 yılında Haiti’den ayrılsa da, 2004 yılında yeniden ülkeye girmiş ve 2017 yılına kadar varlığını sürdürmüştür.

Ülke son yıllarda yaşanan doğal afetlerle büyük yara almıştır. Önce 2010 yılında gerçekleşen büyük depremde resmî rakamlara göre 200 binin üzerinde insan yaşamını yitirmişse de, bu rakamın gerçekte 300 bine yakın olduğu tahmin edilmektedir. Depremde yaşanan büyük can kaybının yanı sıra, ülkenin altyapısı, okullar, hastaneler ve kamu binaları da büyük oranda tahrip olmuştur. Bu büyük depremin sancıları henüz atlatılamadan 2016 yılında gerçekleşen Matthew Kasırgası da ülkeye büyük zarar vermiştir. Haiti bir taraftan bu zorlu sürecin sonuçları ile bir taraftan da ülkede kronik hale gelen yoksulluk, işsizlik ve siyasî istikrarsızlıkla mücadele etmektedir.

Siyasî Yapı

1804 yılında Fransa’dan ayrılarak bağımsızlığını kazanan ilk ülke olan Haiti, yarı başkanlık tipi demokrasi ile yönetilen bir cumhuriyettir. 200 yılı aşan tarihinde ABD işgali, askerî darbeler, dikta yönetimleri ve siyasî istikrarsızlıklarla boğuşan Haiti, son yıllarda da doğal afetlerle oldukça sıkıntılı bir süreçten geçmektedir. ABD, 1915’te başlayan ve yaklaşık 20 yıl süren işgal hareketi sonrasında da Haiti üzerindeki etkinliğini günümüze kadar sürdürmüş, ülkedeki siyasî süreçlere direkt olarak müdahale etmiştir. 1994 yılında Haiti’ye 20 bin asker gönderen ABD, takip eden süreçte de BM üzerinden ülke üzerindeki kontrolünü devam ettirmiştir.

Devlet yönetiminin başında cumhurbaşkanı bulunurken, yürütmenin başı olarak başbakan görev yapmaktadır. Hükümet başbakan tarafından belirlenerek cumhurbaşkanı tarafından onaylanmakta ve ayrıca yasama organlarından güvenoyu almaktadır. Ülkede yasama organı senato ve temsilciler meclisi olmak üzere iki kanattan oluşan parlamentodur. 30 kişiden oluşan senatoda üyeleri seçimle belirlenmekte ve iki yılda bir yapılan kısmî seçimlerle üçte bir oranında yenilenerek toplamda altı yıl görev yapmaktadır. 118 üyeden oluşan temsilciler meclisi ise 4 yılda bir gerçekleştirilen seçimlerle belirlenmektedir.Hali hazırda Haiti’nin devlet başkanı 2017 yılı Şubat ayından bu yana görevde olan Jovenel Moise’dir.

Ekonomik Durum

Haiti Batı yarımkürenin en yoksul ülkesi ve dünyadaki en yoksul ülkelerden biri konumundadır. Halkın yaklaşık %60’ının yoksulluk sınırının altında yaşadığı tahmin edilmektedir ve kişi başı yıllık gelir ortalaması 1.000 doların altındadır. Ülkenin en önemli sorunlarından biri olan işsizlik %40’lara ulaşmış durumdadır. Öte yandan enflasyon oranı da kırılgan ekonomik koşullar sebebiyle yüksek seyretmektedir.

Haiti’nin başlıca geçim kaynağı tarımdır. Tarım sektörü ülkede en önemli istihdam alanı olup ülke gelirlerinin yaklaşık %30’u tarımdan karşılanmaktadır. Başlıca tarım ürünleri kahve, kakao, mango, şeker kamışı, pirinç ve mısırdır. Buna karşın ülkedeki tarımsal üretimin verimliliği oldukça düşüktür. Öte yandan son yıllarda gerçekleşen doğal afetler sebebiyle ülkedeki yağmur ormanlarının neredeyse tamamının yok olması, tarım sektörüne büyük bir darbe vurmuştur.

Ülkenin dış ticaret hacmi son yıllarda 3 ila 5 milyar dolar aralığında seyretmektedir. Son olarak 2017 yılında 1 milyar doları ihracat, 3.6 milyar doları ithalat olmak üzere toplam dış ticaret hacmi 4.6 milyar dolar olarak gerçekleşmiştir. Ülkenin başlıca ihracat kalemleri yağlar, tekstil ürünleri, kakao, mango, kahve, balık ve kabuklu deniz ürünleri; başlıca ithalat kalemleri ise petrol yağları, pirinç, ilaç, çimento, motorlu taşıtlar, telefon cihazları, demir-çelik, buğday, kümes hayvanı eti ve süttür. Haiti’nin dış ticaretteki başlıca partneri ihracatın yarısından fazlasını, ithalatın %20’sini tek başına karşılayan ABD’dir. Diğer önemli ticaret ortakları Çin, Hindistan, Fransa, Kanada, Türkiye, Endonezya ve Dominik Cumhuriyeti’dir.

Olumsuz ekonomik koşullarına karşın Haiti, doğal kaynaklar açısından zengin bir ülkedir. Ülkede bulunan başlıca madenler altın, elmas, uranyum, platin, bakır, gümüş, linyit, boksit, krom, antimon, manganez, nikel, fostaf ve mermer olup bunlardan yalnızca boksit işlenebilmektedir. Öte yandan Haiti 2 bin kilometreye yaklaşan kıyı şeridi sebebiyle balıkçılık açısından da önemli bir potansiyele sahiptir. Ekonomik açıdan büyük potansiyel taşıyan bir diğer sektörse, ülkenin sahip olduğu doğal güzellikler sebebiyle turizmdir. Son yıllarda yaşanan afetler sebebiyle bu potansiyel değerlendirilemese de, turizmin Haiti’nin geleceğinde önemli bir yeri olacağı tahmin edilmektedir.

Ülke ekonomisinin başlıca sorunları, kronikleşen yoksulluk ve işsizlik, üst üste yaşanan büyük doğal afetlerin yıkıcı etkileri, düşük okuma yazma oranı ve nitelikli işgücü eksikliği, siyasî istikrarsızlık, altyapı eksikliği ve sömürge döneminden bu yana devam eden dış müdahalelerdir. Önümüzdeki yıllarda Haiti’nin bu sorunlara karşı göstereceği reaksiyon, ülke geleceği açısından hayatî önem taşımaktadır.

Türkiye ile İlişkiler

Türkiye ile Haiti arasındaki ilişkiler, iki ülkenin tarihî, coğrafî, kültürel uzaklıklarına rağmen son yıllarda artan bir ivme ile olumlu yönde gelişme kaydetmektedir. Haiti’de 2010 yılında gerçekleşen ve 300 bine yakın insanın yaşamını yitirdiği deprem felaketi ve ardından 2016 yılında gerçekleşen ve ülke için çok ağır sonuçları olan Matthew Kasırgası sonrasında Türkiye’nin Haiti’ye yardım elini uzatması, iki ülke ilişkilerinin güçlenmesinde itici bir güç teşkil etmiştir. Kamu kurumları ve bağımsız STK’lar tarafından gerçekleştirilen yardım kampanyaları ve kalkınma projelerine Türk halkı büyük teveccüh göstermiş ve Haiti’ye dostluk elini uzatmıştır.

İki ülkenin halihazırda bir diğerinde büyükelçiliği bulunmamakla birlikte, güçlenen ilişkilerle önümüzdeki süreçte bu noktada gerekli adımların atılacağı öngörülmektedir. Haiti ile Türkiye arasında bugüne kadar devlet başkanlığı düzeyinde bir ziyaret gerçekleşmemiş olup, bakanlık düzeyindeki tek ziyaret 2014 yılında dönemin Haiti Dışişleri Bakanı Duly Brutus’un, cumhurbaşkanlığı devir teslim töreni sebebiyle gerçekleşmiştir.

İki ülke arasındaki ticarî ilişkiler, Haiti’nin ekonomik büyüklüğüne oranlar güçlü sayılabilecek düzeydedir. Özellikle 2017 yılında ihracatımızda görülen büyük artışla birlikte Türkiye, Haiti’nin en önemli ticaret ortaklarından biri konumuna yükselmiştir. 2000’li yılların ortalarına kadar yıllık 5 milyon dolar civarında olan ticaret hacmi, 2010-2016 yılları arasında 20-25 milyon bandında seyretmiş, 2017 yılında ise neredeyse tamamı Türkiye’den Haiti’ye ihracat olmak üzere 86 milyon dolar olarak gerçekleşmiştir. Türkiye’nin Haiti’ye ihraç ettiği başlıca ürünlerin başında demir-çelik ve çimento gibi inşaat malzemeleri gelir. Bunun dışında buğday, makarna, bulgur ve maya gibi temel gıda maddeleri de başlıca ihracat ürünleri arasında yer almaktadır. Türkiye’nin Haiti’den ithalatı yıllık 1 milyon doları bulmayan sembolik düzeydedir ve başlıca ithalat kalemi yağlardır.

Müslümanların Durumu

İslamiyet’in Haiti topraklarındaki tarihi 16. yüzyıla kadar uzanmaktadır. Bu tarihlerde İspanyol sömürgeciler tarafından çalıştırılmak üzere Haiti’ye zorla getirilen Afrikalı Müslüman köleler, bu toprakların ilk Müslümanları olmuştur. Ancak geride kalan yaklaşık beş asırlık süre içerisinde İslamiyet Haiti’de kitlesel olarak yayılma imkanı bulamamıştır.

Günümüzde Haiti’de 3 bin ila 5 bin civarında Müslümanın yaşadığı tahmin edilmektedir ve bunların büyük bir bölümünü Haitili yerliler oluşturmaktadır. Ülkedeki Müslümanlar da tıpkı diğer ülke vatandaşları gibi yoksulluk başta olmak üzere çeşitli sorunlarla karşı karşıyadır. Özellikle 2010 yılındaki deprem ve 2016 yılında yaşanan kasırga afeti sebebiyle yoksul halkın yaşam şartları daha da zorlaşmıştır.

Ülkede Müslümanlara hizmet vermekte olan birkaç ibadet mekanı ve Müslümanlar tarafından kurulmuş vakıf ve dernekler bulunmaktadır. Bunlar, Cap Haiti’deki Bilal Camii ve İslam Merkezi, başkent Port au Prince’deki Haiti İslam Vakfı, El Nur Camii ve Allahuekber Manevi Merkezi ve Miragoane’deki Nuru’l İslam Camii’dir. Haiti İslam Vakfı, Müslümanlara olduğu kadar ülkedeki diğer vatandaşlara da hizmet vermekte, özellikle Cuma namazlarından sonra halka gıda yardımı yapılmaktadır. Öte yandan Türkiye Diyanet Vakfı tarafından Türkiye halkının yardımları ile Cap Haiti şehrinde yaptırılan ve 2016 yılında hizmete açılan Boukman Buhara Camii, ülkenin ilk minareli camisi olma özelliğine sahiptir.

Haiti İle İlgili Çalışmalar.