Yükleniyor...

Kanada

2020
Temel Göstergeler
Resmi Adı Kanada
Yönetim Biçimi Anayasal monarşi altında federal parlamenter sistem
Bağımsızlık Tarihi 1 Temmuz 1867/11 Aralık 1931 (İngiltere’den)
Başkent Ottava (1,3 milyon)
Yüzölçümü 9.984.670 km2
Nüfusu 37,5 milyon (2019)
Nüfusun Etnik Dağılımı %19 İngiliz, %15 Fransız, %14 İskoç, %13 İrlandalı, %9 Alman, %4 İtalyan, %4 Çinli, %4 yerli, %18 diğer
İklimi Güney kesimlerde ılıman, orta ve kuzey kesimlerde sert karasal iklim hâkimdir.
Coğrafi Konumu Bir Kuzey Amerika ülkesi olan Kanada’nın güneyinde ABD, kuzeyinde Kuzey Kutup Denizi, doğusunda Kuzey Atlantik, batısında Kuzey Pasifik Okyanusu yer almaktadır.
Komşuları ABD (8.893 km, 2.477 km’si Alaska sınırı), kıyı şeridi (202.080 km -ada kıyıları ile birlikte)
Dil İngilizce (resmî), Fransızca (resmî)
Din %67 Hristiyan, %3,5 Müslüman, %1,5 Hindu, %1,5 Sih, %1 Budist, %1 Yahudi, %1 diğer, %23,5 dinsiz
Ortalama Yaşam Süresi 82 yıl (2018)
Okuma-Yazma Oranı %99 (2018)
Para Birimi Kanada Doları
Millî Gelir 1,730.914 trilyon dolar (2018 IMF)
Kişi Başı Ortalama Milli Gelir 46.261 dolar (2018 IMF)
İşsizlik Oranı %6,3 (2017)
Enflasyon Oranı %1,6 (2017)
Reel Büyüme Hızı %1,8 (2018)
Yoksulluk Oranı %9,4 (2008 verileri)
İhracat Ürünleri Ham petrol, otomobil, altın, petrol yağ ve gazları, kara yolu taşıtları için yedek parça, ağaç, tıbbi ilaç, turbo jetler, hava taşıtları, işlenmemiş alüminyum, taş kömürü, buğday ve mahlut.
İthalat Ürünleri Kara yolu taşıtları için yedek parça, petrol yağları, otomobil ve motorlu taşıtlar, ham petrol, telefon cihazları, bilgisayar, tıbbi ilaç, turbo jetler, altın.
Başlıca Ticaret Ortakları ABD, Çin, İngiltere, Japonya, Meksika, Güney Kore.

Ülke Tarihi

Kanada coğrafyasının bilinen ilk yerleşimcilerinin MÖ 12.000’li yıllarda Sibirya coğrafyasından geldikleri tahmin edilmektedir. Bu dönemlerden itibaren binlerce yıl boyunca bölgede “İlk Halklar” olarak tanımlanan İnuitler ve Metisler yaşamıştır.

Bölgeye Avrupa coğrafyasından ilk göçler 10. yüzyılın sonlarında, İzlanda ve Grönland’dan gerçekleşmişse de bu Viking göçleri kıtada kalıcı bir yönetime dönüşmemiştir. 15. yüzyılın sonlarından itibaren Avrupa’dan Amerika kıtasına yönelik başlatılan sömürgeci keşif hareketleri kapsamında Kanada da İngiliz ve Fransızların 1496’tan itibaren yaklaşık yarım yüzyıl devam eden keşif seyahatlerine muhatap olmuştur. İngilizler ilk sömürge eyaletini 1583’te kurarken, Fransızlar Port Royal’i 1605’te, Quebec’i 1608’de kurmuştur. Bir taraftan misyonerlik faaliyetleriyle yerli halk Hristiyanlaştırılmaya çalışılırken bir taraftan da Avrupa’dan bölgeye göçler teşvik edilmiştir. Quebec 1629 yılında İngiltere’nin eline geçse de birkaç yıl sonra Fransa bölgeyi geri almıştır. İki ülke arasında 17. yüzyılın sonlarından başlayarak yarım yüzyılı aşkın devam eden dört ayrı savaş neticesinde, 1763 yılında, Paris Anlaşması imzalanmış ve bu anlaşmayla Quebec hariç bütün bölge İngiliz hâkimiyetine geçmiştir.

1775-1783 yılları arasında İngiltere ile Amerika’daki 13 koloni arasında gerçekleşen Amerikan Bağımsızlık Savaşı’nın ardından imzalanan Paris Anlaşması’yla İngiltere ABD’nin bağımsızlığını tanımıştır. 1791 yılında İngiltere, Fransızların çoğunlukta olduğu bölgeyi Aşağı Kanada, İngilizlerin çoğunlukta olduğu bölgeyi ise Yukarı Kanada olarak ikiye ayırmışsa da 1841’de iki bölge yeniden birleştirilmiştir. 1867 yılında çıkarılan yasa ile Quebec, Ontario, Nova Scotia (Yeni İskoçya) ve New Brunswick eyaletlerinden oluşan Kanada Konfederasyonu kurulmuştur.

Dışişlerinde İngiltere’ye olan bağımlılığı devam eden Kanada, 1. Dünya Savaşı’nda İngiltere’nin safında savaşa girmiş ve 1919’da İngiltere’den ayrı olarak Milletler Cemiyeti’ne üye olmuştur. Kanada’nın bağımsızlığı İngiltere tarafından 1931 yılında tanınmış, ancak ülke Commonwealth’in (İngiliz Milletler Topluluğu) bir üyesi olmayı sürdürmüştür. 2. Dünya Savaşı’nda da Almanya’ya karşı İngiltere’nin yanında savaşa giren Kanada, savaşın ardından 20. yüzyılın ikinci yarısında hızlı bir gelişim süreci yaşamıştır. Özellikle petrol ve doğal gaz gelirleriyle refah seviyesi oldukça yükselen Kanada, 1960’lı yılların ardından hızlanan dış göçlerle dünyanın önemli göçmen alan ülkelerinden biri hâline gelmiş, ancak göçmen alım kriterlerinde eğitim seviyesinin belirleyici rol oynaması, Kanada’nın gelişimine önemli katkılar sağlamıştır. Fransızların ağırlıkta olduğu Quebec eyaletinde bağımsızlık için iki referandum gerçekleştirilmiş, 1980 ve 1995 yıllarındaki iki referandum da olumsuz neticelenmiştir. 1990 yılında ABD ve koalisyon güçlerinin yanında Körfez Savaşı’na da katılan Kanada, dünya kamuoyundaki “barışçı” imajına rağmen gerek her iki dünya savaşında gerekse takip eden süreçte dünya üzerinde gerçekleşen askerî operasyon ve müdahalelerin pek çoğunda ABD ve İngiltere ile birlikte hareket etmeye, bu devletlerin başını çektiği askerî operasyonların içinde yer almaya devam etmektedir.

Siyasi Yapı

Kanada, İngiliz Milletler Topluluğu’na bağlı federal bir cumhuriyettir. Devlet başkanı İngiltere kral/kraliçesidir. Hâlihazırda bu makamda 1952 yılından bu yana İngiltere Kraliçesi olan II. Elizabeth bulunmaktadır. Kraliçe ülkede bir genel vali ile temsil edilmektedir ki, bu görevi de Ekim 2017’den bu yana Juile Payette yürütmektedir.

Yasama organı, üyeleri atama yoluyla beş yıl için göreve getirilen 105 sandalyeli senato ve dört yılda bir gerçekleştirilen seçimlerle belirlenen 338 sandalyeli avam kamarasıdır. Ülkede son seçimler Ekim 2019’da gerçekleştirilmiştir. 2015 seçimlerinden %39 oy ve 184 milletvekili ile zaferle ayrılan Liberal Parti’nin kurduğu hükümette Justin Trudeau başbakanlık görevine başlamış, 2019 seçimlerinden ise %33 oy ve 157 milletvekili ile oy oranı bakımından ikinci, milletvekili sayısı bakımından birinci çıkmış ve azınlık hükümetini kurarak koltuğunu korumuştur. Ülkede yürütme erkinin yetkileri merkezî hükümet, eyalet hükümetleri ve yerel yönetimler arasında paylaştırılmıştır. Ülke idari olarak 10 eyalet (Alberta, British Columbia, Manitoba, New Brunswick, Newfoundland, Northwest, Nova Scotia, Nunavut, Ontario, Prince Edward Adası) ve üç bölgeden (Quebec, Saskatchewan, Yukon) oluşmaktadır.

Birleşmiş Milletler’in (BM) kurucu üyeleri arasında yer alan Kanada, aynı zamanda NATO, OECD, Dünya Ticaret Örgütü ve Amerikan Devletleri Örgütü (OAS) üyesidir. Dünyanın en uzun sınır hatlarından birini paylaştığı ABD ile siyasi, askerî ve ekonomik alanda güçlü ilişkileri olan Kanada, bir parçası olduğu İngiliz Milletler Topluluğu sebebiyle İngiltere ve üyesi olduğu Uluslararası Frankofon Örgütü sebebiyle Fransa ile ve bu birliklerin hinterlandındaki diğer ülkelerle de iyi ilişkiler içerisindedir.

Ekonomik Durum

G-8 ve G-20 üyesi olan Kanada, dünyanın en güçlü ekonomilerinden biridir. Refah seviyesinin oldukça yüksek olduğu ülkede yoksulluk ve işsizlik oranları %10’un altındadır. 20. yüzyılın ortalarından itibaren maden, imalat, ağaç ve petrol endüstrilerindeki hızlı gelişim ülkeyi ekonomik açıdan önemli bir konuma yükseltmiştir. Endüstrinin yanı sıra son yıllarda hizmet sektöründe atılan adımlarla ekonomide çeşitlilik sağlanmıştır.

Kanada, 170 milyar varillik kanıtlanmış rezervi ile Venezuela ve Suudi Arabistan’ın ardından dünyada en fazla petrole sahip üçüncü ülke konumundadır. Aynı zamanda günlük 4,2 milyon varille ham petrol üretiminde beşinci ve günlük 2,8 milyon varille de ham petrol ihracatında dördüncü sırada yer almaktadır. Kanada, doğal gaz rezervleri ve üretiminde de önde gelen ülkeler arasındadır. 2,056 trilyon metreküplük kanıtlanmış rezervi ile 16. sırada yer alan Kanada, doğal gaz üretim ve ihracatında da beşinci sıradadır. Petrol ve doğal gazın yanı sıra Kanada aynı zamanda dünyanın en büyük uranyum ve çinko üreticisidir.

Dış ticaret hacmi son yıllarda 900 milyar dolar seviyelerinde seyretmektedir. 2018 yılında 449 milyar dolar ihracat, 458 milyar dolar ithalatla toplam hacmi 908 milyar dolar olarak gerçekleşmiştir. Kanada’nın dış ticaretteki en önemli partneri, toplam dış ticaret hacminin dörtte üçünün gerçekleştirildiği ABD’dir. Özellikle 1989 ve 1994’te imzalanan ticaret anlaşmalarının ardından iki ülke arasındaki ticaret hacmi hızla yükselişe geçmiş ve 2018 yılında iki ülke arasındaki toplam ticaret 700 milyar dolara yaklaşmıştır ki, bu seviye dünyada iki ülke arasındaki en yüksek ticaret hacmidir. Böylece ABD’nin Kanada’nın dış ticaretindeki payı %75’ler seviyesindedir.

Türkiye ile İlişkiler

Türkiye ile Kanada arasındaki ilişkiler 1943 yılında tesis edilmiş, 1944 yılında Türkiye’nin, 1947 yılında Kanada’nın büyükelçilikleri hizmete açılmıştır. Büyükelçiliklerin dışında Türkiye’nin Toronto, Vancouver ve Montreal’de, Kanada’nın ise İstanbul’da bir başkonsolosluğu bulunmaktadır. İki ülke arasındaki son üst düzey görüşme, 2015 yılında Türkiye’nin ev sahipliği yaptığı G-20 zirvesi için ülkemize gelen Kanada Başbakanı Justin Trudeau ile Cumhurbaşkanı R. Tayyip Erdoğan arasında gerçekleştirilmiştir.

İki ülke arasındaki diplomatik ilişkiler Kanada’nın Ermeni olaylarını 2002 yılında senatoda ve 2004 yılında avam kamarasında “soykırım” olarak kabul etmesi sebebiyle mesafelidir. Kanada bu yöndeki tavrını her yıl en üst düzeyde yaptığı açıklamalarla sürdürmektedir. Bununla birlikte iki ülke NATO, AGİT, G-20 ve OECD gibi pek çok uluslararası platformda paydaş konumda ve iş birliği içerisindedir.

İki ülke arasındaki ticari ilişkiler 2000’li yılların başından bu yana yükselen bir ivme ile gelişmeye devam etmektedir. 1 milyar doları ilk kez 2006’da, 2 milyar dolar seviyesini de 2011’de aşan karşılıklı ticaret hacmi, 2018’de 1,27 milyar doları Türkiye’den Kanada’ya ihracat, 1,98 milyar doları ithalat olmak üzere toplamda 3,25 milyar dolar olarak gerçekleşmiştir. Türkiye’den Kanada’ya ihraç edilen başlıca ürünler; inşaat demiri, otomobil, demir-çelik ürünleri, kabuklu yemişler, yolcu gemileri, seramik malzeme ve taş, halı, üzüm ve beyaz eşyadır. Kanada’dan ithal edilen başlıca ürünlerse; altın, dökme ve hurda demir, kuru baklagiller, demir, taş kömürü, optik cihazlar, tıbbi ilaç ve ağaçtır. Öte yandan Türkiye’de enerji, bilişim, altyapı ve madencilik alanında faaliyet gösteren yaklaşık 400 Kanada menşeli şirket bulunmaktadır. Bu yükselen ivmeye rağmen Türkiye ve Kanada’nın ekonomik potansiyelleri göz önünde bulundurulduğunda, ticari ilişkilerin olması gereken seviyenin henüz oldukça altında olduğu da bir gerçektir. Bu noktada 2019 yılı Haziran ayında imzalanan Ekonomik ve Ticaret Ortak Komitesi mutabakatının önümüzdeki yıllarda ticari ilişkileri daha da güçlendirmesi beklenmektedir.

Müslümanların Durumu

Kanada’da Müslümanlara ait bilinen ilk kayıt 1871 yılındaki sayımlara aittir ve o tarihte ülkede yalnızca 12 Müslüman’ın yaşadığı tespit edilmiştir. Bu sayı 20. yüzyılın ikinci yarısına kadar küçük miktarlarda artsa da ülkedeki Müslümanların sayısı 1950’li yıllara kadar 1.000’i aşmamıştır. Ancak yüzyılın ikinci yarısında ve özellikle 1960’lardan itibaren Kanada’nın göçmen kabulünde etnik köken yerine eğitimi baz almasıyla birlikte, ülkedeki Müslüman topluluğu hızla büyümeye başlamıştır. 1960’ların başlarında 5.000 civarında olan Müslüman sayısı 1970’lerde 30.000’e, 1980’lerde 100.000’e ve 1990’larda 250.000’e ve 2000’lerin başlarında yarım milyona ulaşmıştır. 2019 yılı itibarıyla Müslümanlar, Hristiyanların ardından ülkedeki en kalabalık ikinci dinî topluluğu teşkil etmektedir ve sayıları 1,2 milyonun üzerindedir. Bu da genel nüfusun yaklaşık %3,5’ine tekabül etmektedir. Ülkedeki Müslümanların yarısından fazlasını Araplar oluşturmaktadır. Arapların ardından en kalabalık grup Güney Asyalılardır. Ülkedeki Türklerin sayısı ise yaklaşık 40.000 civarındadır. Müslümanlar daha çok Toronto, Montreal, Vancover ve Ottava gibi büyük şehirlerde ikamet etmektedir.

Müslümanlar ülke genelinde itimat telkin etmekte, pek çok iş kolunda kendilerine yer bulabilmektedir. Nitekim Müslümanlar yüksek eğitim seviyeleriyle ülkenin üretimine ve gelişimine ciddi katkı sağlamaktadır. Ülkede eğitimci, akademisyen, hukukçu, muhasebeci, doktor, mühendis olarak faaliyet gösteren Müslümanların sayısı oldukça fazladır. Ancak göçmenlere getirilen eğitim ve dil standartları sebebiyle bu standartları karşılamakta zorluk yaşayacağını düşünerek eğitimleri ile uyuşmayan daha düşük nitelikli sektörlerde çalışmayı tercih edenler de vardır. Öte yandan ülkede gerek Müslümanlara gerek diğer göçmen unsurlara yönelik ayrımcı yaklaşımlar, başta Araplar ve Afrika kökenlileri, istihdam alanında daha dezavantajlı bir konuma getirmektedir. Bu zorlu süreçleri ticarete atılarak aşmayı deneyen pek çok Müslüman girişimci de bulunmaktadır. Ülkede özellikle Türkler ve Lübnanlılar yemek sektöründe oldukça aktiftir.

Kanada Müslümanlarının ülke içerisindeki vakıf, dernek, eğitim faaliyetleri oldukça yaygın ve güçlüdür. Ülkede Müslümanlar tarafından kurulan ilk dernek 1920’de faaliyete geçmiş, ilk cami olan Reşid Camii ise 1938’de ibadete açılmıştır. 1972 yılında kurulan The Council of Muslim Communities of Canada (CMCC) ülkedeki tüm Müslümanlar için bir çatı kuruluş hüviyetindedir. Hâlihazırda ülkede Müslümanlara ait çok sayıda vakıf, dernek, eğitim kuruluşu ve ibadethane bulunmaktadır.

 Kanada Müslümanları gerek 1 milyonu çoktan aşan sayıları, gerek eğitim ve refah seviyeleri bakımından, Müslümanların göçmen statüsünde bulundukları ülkelerin pek çoğuna kıyasla ciddi avantajlara sahiptir. Bununla birlikte Kanada Müslümanlarının hâlihazırda ve yakın gelecekte karşı karşıya kaldıkları/kalacakları en önemli sorun dinî ve millî kimliklerini muhafaza etmek ve inanç değerlerini yaşatmaktır.
 

Diğerleri