Yükleniyor...

Kriz Takip

Güney Sudan’da İç Savaş Mağduriyeti Sürüyor- 13 Ocak 2017
2011 yılında Sudan’dan ayrılarak bağımsızlık kazanan Güney Sudan 2013 yılından bu yana ülke içi etnik çatışmalara sahne olmakta. İç savaş ortamının hakim olduğu ülkede Dinka ve Nuer kabileleri arasında süren silahlı çatışmalar geriye büyük bir insani kriz bıkarmış durumda. Çatışmalar nedeniyle 300 binden fazla insan hayatını kaybederken kaçabilenler iç göçmen olarak kamp alanlarına sığınmakta ya da mülteci olarak çevre ülkelere sığınmaktalar. Son verilere göre ülke içinde 1.83 milyon insan iç göçmen olarak kamp alanlarında yaşamakta. Çevre ülkelere sığınan mülteci sayısı ise 1.3 milyona ulaşmış durumda. Kenya, Uganda, Etiyopya, Sudan, Orta Afrika Cumhuriyeti ve Demokratik Kongo Cumhuriyeti mültecilerin sığındı başlıca ülkeler arasında yer alıyor.
Makedonya’da Siyasi Çözüm Uzak- 13 Ocak 2017
Makedonya’da 2 yıldır süregelen krizin son yapılan seçimlerle aşılacağına inanılmasına rağmen seçim sonuçları ülkenin yeni bir krizin ortasında olduğunu göstermekte. Yapılan seçimlerde hiçbir partinin tek başına hükümeti kuracak çoğunluğa sahip olmaması, aynı zamanda yolsuzluklarla suçlanan eski başbakan Nikola Gruevski ve Partisi VMRO-DPMNE ile de koalisyon hükümeti kurmaya diğer partilerin istekli görünmemesi ülkenin siyasi krizden çıkamayacağı endişelerini arttırmakta.
Afgan Mültecilerinin Geri Gönderilmeleri Devam Ediyor- 13 Ocak 2017
2017’nin ilk haftasında Pakistan ve İran’dan 9.400’den fazla kayıt dışı Afgan vatandaşı Afganistan’a döndü. Bunların 1.643’ü Pakistan’dan 7.776’sı ise İran’dan göç etti. Havaların iyileşmesiyle bu sayının artacağı ifade ediliyor. Geri dönenlerin birçoğu İran sınırından gelen genç erkeklerden oluşuyor. Geri döndürülmek zorunlu olmasa da Pakistan Afgan mültecileri geri göndermede Pakistan halkının artan tepkisi nedeniyle acele ediyor. Özellikle İran’dan göç eden genç Afgan erkekler ülkelerinde iş bulma imkânları oldukça kısıtlı olduğundan daha çok Avrupa’ya iltica yolunu seçiyor. Afganistan’ın BM sözcüsü Matthew Graydon dönüşlerin her an artabileceğine dair birçok faktör varken ne zaman tamamlanacağına dair herhangi bir öngörünün mümkün olmadığını ifade etti. Kayıt dışı Afgan mültecilerin, mülteci haklarından yararlanamamalarından dolayı resmi olarak kayıt altına alınanlara göre çok daha fazla problemle karşılaşacakları ifade ediliyor. Öte yandan yarım milyon kayıtsız Afgan’ın 2017 sonuitibarıyla Pakistan’dan geri döneceği tahmin ediliyor. Ocak 2016’dan bu yana Pakistan’dan 700.000 İran’dan ise 50.000 Afgan mülteci Afganistan’a geri döndü. Sovyet-Afgan Savaşı sebebiyle 6 milyon Afgan İran ve Pakistan’a göç etmişti. Uluslararası Göç İdaresi geçiş merkezlerinde mülteciler için temel ihtiyaçları sağlarken göç güzergâhının önemli çatışma merkezlerinde olması dolayısıyla bir çok göçmenin hayati tehlikeyle karşı karşıya olduğu ve büyük bir insani kriz doğuracağı ifade ediliyor.
Sudan/Darfur’da İnsani Kriz Derinleşiyor- 13 Ocak 2017
2003 yılından beri çatışmaların devam ettiği Darfur bölgesinde son belirlemelere göre 3.3 milyon kişi insani yardıma ihtiyaç duymakta. Değişik tahminlere göre 2 ile 2.6 milyon arasında insanın iç göçmen olarak kamp alanlarında yaşadığı tahmin edilirken 305.00 kişi Çad’a, 2.000 kişi de Orta Afrika Cumhuriyeti’ne mülteci olarak sığınmış durumda. Darfur bölgesinde çalışan insani yardım görevlilerinin sayısında da ciddi bir azalma gözlenirken, 2009 yılında ulusal ve uluslararası 17.700 yardım görevlisinin çalıştığı Darfur’da şimdilerde sadece 4.446 yardım görevlisi görev yapmakta.  
Fransa’da İslamofobi Hız Kesmiyor -12 Ocak 2017
Fransa’da, Arapça seçmeli ders veren bir okula belediye başkanı polisleri gönderip bu derslerin derhal durdurulması uyarısında bulunması, Fransa’da artan İslam karşıtlığının yeni bir hamlesi olarak değerlendirildi. 5 milyondan fazla Arapça konuşan vatandaşı bulunan Fransa’da, böyle bir yasağın yayılması halinde önemli toplumsal sorunlar yaşanabileceği kaydediliyor. Olağanüstü halle yönetilen ülkede, 2017 yılının Nisan ve Haziran ayları arasında Cumhurbaşkanlığı ve milletvekilliği seçimleri yapılacak. Tüm Avrupa’da olduğu gibi, Fransa’da da İslam karşıtı aşırı sağ partiler büyük bir yükselişte.
Suudi Arabistanda DAEŞ Krizi- 12 Ocak 2017
2011 yılında Suriye krizinin başlaması ve hızlı bir şekilde çatışmalara evrilmesi, bölgede radikal akımların artması ve nüfuz alanların gelişmesine sebep oldu. Bu anlamda 2013 yılında ortaya çıkan DAEŞ'e tüm dünyadan olduğu gibi Suudi Arabistan vatandaşlarından da katılım olmuştu. Farklı değerlendirmeler olmakla birlikte DAEŞ’e katılan Suudi vatandaşların sayısının yaklaşık 2.000 ile 2.500 arasında olduğu tahmin edilmektedir. Ocak ayının ilk haftasında Suudi Arabistan’da meydana gelen terör saldırısının Suriye’de savaşmış eski bir militan tarafından yapıldığı ifade edildi. Suudi vatandaşı Salem Yaslem el-Seyari adındaki saldırgan, mühendislik okurken eğitimini devam ettirmek için Yeni Zelanda’ya gitmiş ve 2014 yılında da DAEŞ’e katılmıştır. Suudi medyasının verdiği bilgilere göre, ülkede DAEŞ'in üstlendiği dokuz eylem yapıldı. Bu saldırıların çoğunlukla Şiilerin yaşadığı yerlerde yapılmış olması, mezhebi bir çatışma potansiyeline işaret ediyor. DAEŞ’in stratejisinin, Suudi Arabistan'ın kırılgan bölgelerdine eylem yapmak suretiyle ülkeyi istikrarsızlaştırma yönünde planlandığı anlaşılıyor.
Haiti İçin Para Çıkmıyor- 10 Ocak 2017
Geçen Ekim ayında Haiti’yi vuran Matthew kasırgasının yaralarını sarmak için gerekli paranın üçte ikisi ancak toplanabildi. Bölgedeki insani yardım kaynaklarına göre, kasırganın yaralarının sarılması için gerekli olan 139 milyon doların şu ana kadar 86.5 milyon doları toplanmış bulunmaktadır. 800 kişinin hayatını kaybettiği afetin asıl yıkımı, geride kalan 350 bin evsiz ve mağdur tarafından hissediliyor. Bilindiği gibi, 2010 yılında yaşanan büyük depremin yaraları da henüz tamamen sarılmış değil.
Somali’de Kuraklık Krizi Kapıda- 10 Ocak 2017
2011 yılında ağır bir kuraklık krizi ile karşı karşıya kalan Somali’de ülke genelinde 5 milyon kişi insani yardım ihtiyacı duymakta. 12-13 milyon nüfusa sahip olan ülkede 1.1 milyon insan iç göçmen olarak kamp alanlarında yaşamaya devam ediyor. Ülkenin başkenti Mogadişu’da sadece 400 binden fazla iç göçmen kamp alanlarına yaşıyor. 2015-16 döneminde Küresel ısınmanın yol açtığı El Nino nedeniyle kuraklık yaşayan ülkede istikarar bozucu şiddet eylemleri de devam ediyor. Yardım ihtiyacı içinde olanların %60’ı şehir merkezlerinde yaşarken 320 bin civarında beş yaş altı çocuğun yetersiz beslenme 50 bin civarında çocuğun ise aşırı derece yetersiz beslenme sorunu yüzünden hayati risk taşıdığı belirtilmekte.