Yükleniyor...

Tayland

Tayland

Tayland

Temel Göstergeler
Resmi Adı Tayland Krallığı
Yönetim Biçimi Meşruti Kraliyet
Bağımsızlık Tarihi 1238 (Ülke sömürge dönemi yaşamamıştır ve kuruluş tarihi olarak 1238 yılı esas kabul edilmektedir)
Başkent Bangkok (8.2 milyon)
Yüzölçümü 513.115 km2
Nüfusu 69.2 milyon (2019)
Nüfusun Etnik Dağılımı %75 Tay, %14 Çinli, %3 Malay, %8 diğer
İklimi Ülke genelinde tropik muson iklimi hakimdir. Mayıs-Eylül dönemi yoğun yağışlı, diğer aylar daha az yağışlı ve ılıktır.
Coğrafi Konumu Güneydoğu Asya’da bulunan Tayland’ın kuzeydeki büyük bölümü Myanmar, Laos ve Kamboçya tarafından çevrilidir. Güneydeki daha küçük kesimi ise Andaman Denizi ve Tayland Körfezi arasında kalmaktadır.
Komşuları Myanmar (2.416 km), Laos (1.845 km), Kamboçya (817 km), Malezya (595 km), kıyı şeridi (3.219 km)
Dil Tayca, Çince, Malayca, İngilizce
Din %94 Budist, %5 Müslüman, %1 diğerleri
Ortalama Yaşam Süresi 75.1 yıl (2018)
Okuma-Yazma Oranı %92.9 (2015)
Para Birimi Baht
Millî Gelir 490.120 milyar dolar (2018 IMF)
Kişi Başı Ortalama Milli Gelir 6.590 dolar (2017 IMF)
İşsizlik Oranı %0.7 (2017)
Enflasyon Oranı %0.7 (2017)
Reel Büyüme Hızı %3.9 (2017)
Yoksulluk Oranı %7.2 (2015)
İhracat Ürünleri Elektronik devreler, otomatik bilgi işlem makineleri, binek otomobiller, motorlu taşıtlar ve yedek parçaları, petrol yağları, kauçuk, altın, pirinç, klima cihazları, telefon cihazları
İthalat Ürünleri Ham petrol, elektronik entegre devreler, altın, telefon cihazları, binek otomobiller ve yedek parçaları, petrol yağ ve gazları, kimyasallar, demir-çelik
Başlıca Ticaret Ortakları Çin, ABD, Japonya, Hong Kong, Vietnam, Malezya, Güney Kore, Tayvan, Avustralya

Ülke Tarihi  

Tayland topraklarında ilk insan yerleşimlerinin izleri 20 bin yıl öncesine ait olup, bölgede varlığı tespit edilen ilk uygarlıklar 6. yüzyıldan itibaren Dvaravati ve 8. yüzyıldan itibaren hüküm süren Srivijaya krallıklarıdır. Tay halkı ise Güney Çin coğrafyasından 10. Yüzyılda göç ederek bugünkü Tayland topraklarına gelmişlerdir. Bölge 9. yüzyıldan itibaren merkezi bugün Kamboçya topraklarında bulunan Khmer İmparatorluğu’nun hakimiyeti altına girmiştir. Tayland’ın tarih sahnesinde bir devlet olarak başlangıcı, 1238 yılında kurulan Sukhothai Krallığı’na dayandırılmakta, 1438 yılına kadar varlığını sürdüren bu Budist şehir devleti, ilk Siyam devleti olarak kabul edilmektedir. 1351 yılında tarih sahnesine çıkan Ayutthaya Krallığı, kısa sürede etkinliğini arttırarak Sukhothai Krallığı’nın yerini almış ve dört asrı aşkın bir süre varlığını sürdürmüştür. Sukhothai Krallığı’nın yıkıldığı 1438 tarihinden itibaren Siyam’ın başkenti Ayutthaya olmuştur.

1767 yılında Myanmar bölgesinden gelen istilalar neticesinde devletin başkenti Kral Taksin tarafından Thonburi’ye taşınmış, ancak bu dönem kısa sürmüştür. 1782 yılında Kral Taksin’i tahttan indiren ve yeni başkent olarak bugün Bangkok sınırları içinde yer alan Rattanakosin’i ilan eden Chao Phraya Chakri, 1782 yılında Kral I. Rama unvanı ile tahta çıkmıştır. Böylece günümüzde Tayland Krallığı’nın yönetimini elinde bulunduran Çakri Hanedanı’nın başlangıcı, 1782 yılında kurulan Rattanakosin Krallığı’na dayanmaktadır.

19. yüzyılın başlarından itibaren kültür, sanat, eğitim ve mimari gibi alanlarda önemli gelişmeler kaydeden ülke, yüzyılın ikinci yarısında modernleşme sürecine girmiş, bu dönemde İngiltere ile sürdürülen diplomasi sayesinde ülke sömürge hareketlerinin dışında tutulmuştur. Yüzyılın sonlarına doğru bölgenin iki önemli sömürgeci devleti Fransa ve İngiltere’nin baskısı arasında kalan Tayland, 1909 yılında İngiltere ile imzaladığı Anglo-Siyam Antlaşması ile güneydeki bazı Malay sultanlıklarını İngiltere’ye devretmiş ve yine aynı bölgede yine Müslümanların yoğun olarak yaşadıkları Satun ve Patani bölgelerini ise topraklarına katmıştır. Bu anlaşma ile aynı zamanda bugünkü Tayland-Malezya sınırı da çizilmiştir. Böylece Batı’da Burma ve Malay bölgelerinin bir kısmını İngilizlere, doğuda Mekong bölgesini de Fransızlara bırakan Tayland, iki sömürgeci devlet arasında bir tampon bölge pozisyonunda Güneydoğu Asya’nın sömürgeleştirilmeyen tek devleti olarak varlığını sürdürmeyi başarmıştır.

1932 yılında devlet yönetiminde anayasal monarşiye geçilirken, ülkede ilk seçimler 1933 yılında yapılarak ilk meclis oluşturulmuş, 1935 yılında gerçekleştirilen darbe ile Kral VII. Rama Prajadhipok tahttan indirilerek yerine o dönemde İsviçre’de bulunan henüz on yaşındaki Anando Mahidol kral ilan edilmiştir. 1939 yılında ülkenin Siyam olan adı Tayland olarak değiştirilmiş, İkinci Dünya Savaşı yıllarında ülkedeki milliyetçi yönetim Japonya’nın yanında yer almıştır. 1946 yılında genç kralın şüpheli ölümünün ardından tahta henüz 19 yaşındaki kardeşi Bhumibol Adulyadej çıkmış ve 2016 yılındaki vefatına kadar 70 yıl tahtta kalmıştır. Onun yönetiminde ülke genel olarak Batı yanlısı bir politika izlemiş, darbe ve sıkıyönetimlerin yaşandığı dönemlerin ardından 90’lı yıllardan itibaren genel olarak seçimle işbaşına gelen yönetimler anayasal sistem içerisinde görev yapmıştır. Son olarak 2014 yılında gerçekleştirilen askerî darbe ile yönetime el koyan Prayut Chan-o-cha halen başbakanlık görevini sürdürmektedir.

Siyasî Yapı

Anayasal monarşi ile yönetilen Tayland, 1932 yılında benimsediği bu yönetim biçimi ile mutlak monarşiden anayasal monarşiye geçiş yapmıştır. 1939 yılında da ülkenin Siyam olan ismi Tayland olarak değiştirilmiştir. Kral ülke yönetiminde geleneksel olarak etkin olmakla birlikte, yetki alanları sınırlıdır. 2016 yılında ölen bir önceki kral Bhumibol Adulyadej, 1946 yılında çıktığı tahtta 70 yıl kalmış ve modern dönemlerde bu makamda en uzun süre kalan isimlerden biri olarak öne çıkmıştır. Onun 13 Ekim 2016’da vefatından sonra yerine oğlu Maha Vajiralongkorn geçmiştir. Öte yandan 2014 yılında gerçekleştirilen darbeden bu yana, devlet yönetiminde askerî kadrolar yer almaktadır. Darbeyi gerçekleştiren Prayut Chan-o-cha halen başbakanlık pozisyonundaki görevini sürdürmektedir ve kabinenin yarısından fazlası da ordu kökenlidir. Yeni anayasa 2016 yılında yapılan referandumla kabul edilmiş ve 2017 yılında onaylanmıştır. Ülke idarî olarak 76 ilden, coğrafî olarak altı bölgeden oluşmaktadır. Devlet yönetiminin başı kral olup, başbakan kral tarafından görevlendirilmekte, bakanlar kurulu ise başbakan tarafından atanmakta ve kral tarafından onaylanmaktadır.

2. Dünya Savaşı’nda Japonya’nın yanında yer alan Tayland, Soğuk Savaş yıllarında ise ABD yanlısı bir politika izlemiş ve Kore ve Vietnam Savaşlarında ABD politikaları doğrultusunda misyon üstlenmiştir. Monarşinin varlığıyla birlikte ülke yönetimi belirli aralıklarla gerçekleştirilen darbeler sebebiyle askerî yönetimlerce idare edilmiş, 90’lı yıllardan itibaren demokratik sistemde gelişmeler görülmüştür. Ancak 2014 yılından bu yana idare yine darbe ile başa gelen askerî kadrolarca sürdürülmektedir.

Ülkenin güneyinde bulunan ve Müslüman nüfusun yoğun olduğu Patani, Narathiwat ve Yala vilayetlerinde yüz yılı aşkın bir süredir devam eden ayrımcı politikalar, Tayland’ı en önemli siyasî sorun alanlarından birini teşkil etmektedir.

Ekonomik Durum

Tayland, diğer bölge ülkeleri gibi son yıllarda sanayi alanında yaptığı yatırımlarla giderek güçlenen bir ekonomiye sahiptir. 500 milyar dolara yaklaşan millî geliri ile dünyanın en büyük 20 ekonomisinden biri olma yolunda hızla ilerleyen Tayland, uzun yıllardır yakaladığı büyüme trendini istikrarlı bir şekilde devam ettirmektedir. Ülkede yoksulluk, işsizlik ve enflasyon rakamları da düşük düzeyde seyretmektedir. Sağlam altyapısı ve yatırım odaklı ekonomi politikaları da önemli pozitif noktalar olarak öne çıkmaktadır.

Ülkede geleneksel geçim kaynağı tarım olmakla birlikte, 1980’lerden itibaren önce tekstil ve hazır giyim, 90’lardan itibaren ise bilgisayar teknolojileri ve otomotiv sanayiine yönelik hamlelerle ihracat odaklı ekonomi politikaları ağırlık kazanmıştır. Böylece son yıllarda Tayland ekonomisi Güneydoğu Asya’nın yükselen ekonomilerinden biri haline gelmiş ve küresel piyasalarda da etkin bir pozisyon yakalamıştır.

İstihdamın üçte birini karşılamasına rağmen tarım sektörünün millî gelir içerisindeki payı %10’un altındadır. Başlıca tarımsal ürünler pirinç, manyok, kauçuk, mısır, şeker kamışı, hindistancevizi, hurma yağı ve ananastır. Dünyanın en önemli pirinç üreticilerinden olan Tayland, konserve ve karides üretiminde de ilk sıralarda yer almaktadır. Ülkede balıkçılık da gelişmiştir. Tayland yeraltı kaynakları bakımından da zengin bir ülkedir. Ülkede bulunan başlıca yeraltı kaynakları jips, kurşun, linyit, florit, doğalgaz, kalay ve tungstendir.

Ekonomisi büyük oranda ihracata dayalı olan Tayland’da dış ticaret hacmi 2017 yılında 235 milyar doları ihracat, 203 milyar doları ithalat olmak üzere toplamda 438 milyar dolar olarak gerçekleşmiştir. İhracatın yaklaşık %80’ini sanayi ürünleri oluşturmaktadır. Başlıca ihracat kalemleri elektronik devreler, otomatik bilgi işlem makineleri, binek otomobiller, motorlu taşıtlar ve yedek parçaları, petrol yağları, kauçuk, altın, pirinç, klima cihazları, telefon cihazları; başlıca ithalat kalemleri ise ham petrol, elektronik entegre devreler, altın, telefon cihazları, binek otomobiller ve yedek parçaları, petrol yağ ve gazları, kimyasallar ve demir-çeliktir. Tayland’ın dış ticaretteki en önemli partnerleri Çin ve Japonya’dır. Diğer önemli aktörlerse ABD, Hong Kong, Vietnam, Malezya, Avustralya, Tayvan ve Güney Kore’dir.

Türkiye ile İlişkiler

Türkiye ile Tayland arasındaki ilişkiler genel olarak olumlu yönde ve gelişime açık pozisyonda devam etmektedir. Ticarî ilişkilerdeki gözle görülür güçlenmenin diğer alanlara da yansıması beklenmekteyse de, tarihî, kültürel ve coğrafî uzaklıklar bu gelişim sürecinin yavaş ilerlemesine neden olmaktadır. İki ülke arasında bugüne kadar devlet başkanlığı düzeyinde ziyaret gerçekleşmemiş olup, Tayland’ın Ankara Büyükelçiliği 1972, Türkiye’nin Bangkok Büyükelçiliği 1958 yılından bu yana hizmet vermektedir.

Türkiye ile Tayland arasındaki ticarî ilişkiler giderek güçlenmektedir. Bu amaçla ilki 1987 yılında olmak üzere dört antlaşma imzalanmış ve Serbest Ticaret Antlaşması imzalanması yolunda da adımlar atılmaktadır. Son yıllarda ekonomik alandaki atılımlarıyla yeni bir güç olarak öne çıkmaya başlayan iki ülkenin dış ticaret ilişkileri de bu gelişime uygun biçimde yükselen bir trend yakalamıştır. 2003 yılında 400 milyon seviyelerinde olan toplam dış ticaret hacmi, 2006’da 1 milyar dolara ulaşmış, 2017’de ise en yüksek seviyesi olan 2.1 milyar dolara ulaşmıştır. Son olarak 2018 yılında 278 milyon doları Türkiye’den Tayland’a ihracat, 1.37 milyar doları ithalat olmak üzere toplamda 1.65 milyar dolar olarak gerçekleşmiştir. Türkiye’den Tayland’a ihraç edilen başlıca ürünler karbonat, elektrik transformatörleri, kauçuk boru ve hortumlar, motor aksam ve parçaları, un, bitkisel yağlar, iplik, mücevherat, mermer ve kireç taşıdır. Türkiye’nin Tayland’dan ithal ettiği başlıca ürünlerse diyodlar, transistörler, yarı iletken devreler, motorlu taşıtlar, klima cihazları, kauçuk, karayolu taşıtları için yedek parçalar, buzdolapları ve derin dondurucular, suni lifler, sentetik iplikler ve otomatik bilgi işlem makineleridir.

Ticarî ilişkilerde Türkiye açısından en önemli handikap ticaret hacminin büyük oranda ithalat odaklı gerçekleşiyor olmasıdır. Türkiye’nin Tayland gibi önemli bir pazara yönelik olarak yeni ihracat alanları oluşturması önümüzdeki süreçte ticarî ilişkiler açısından öncelikli alanlardan biri olarak gözükmektedir.

Müslümanların Durumu ve Patani Bölgesi

Tayland’da İslamiyet’in bilinen tarihi 12. yüzyıla kadar gitmektedir. O dönemde Patani bölgesine ticaret amacıyla gelen Müslüman Araplar vasıtasıyla İslamiyet’le tanışan bölge halkı, hızla Müslümanlaşmış, 1457 yılında dönemin Patani Kralının Müslüman olması ile birlikte, İslamiyet hem krallığın resmî dini haline gelmiş hem de ülke çapında yaygınlaşmıştır.

15. ve 16. yüzyıllarda Portekiz’in bölgedeki sömürge hareketleri karşısında, kuzeyindeki Ayutthaya Krallığı ile işbirliğine giden Patani Sultanlığı, 16. ve 17. yüzyıllarda Malay yarımadasının en büyük sultanlığı olarak öne çıkmaktadır. 1786 yılında Çakri Hanedanı tarafından işgal edilen Patani bölgesindeki Tay varlığı, 1909 yılında Anglo-Siyam Antlaşması ile meşruiyet kazanmış ve Patani bölgesi bugün halen devam etmekte olan Tay hakimiyetine resmî olarak dahil olmuştur.

20. yüzyıl başlarından itibaren Tayland hakimiyeti alındaki modern dönem, Patani Müslümanları için diğer pek çok Güneydoğu Asya toplumu gibi, merkezi ulus devlet anlayışı içerisinde eritilmeye çalışıldıkları bir dönem olmuştur. Böylece ait olduğu kültür ve inanç havzasından kopartılan Patani bölgesi, Budist yönetim altında asimilasyon politikalarına maruz bırakılmıştır. İslamî eğitimin, gündelik hayata dair dinî pratiklerin ve Malayca konuşmanın yasaklanması gibi uygulamalara karşı girişilen kimi isyan hareketleri ise baskı ve şiddetle kontrol altına alınmıştır. Bu süreçte öne çıkan Müslüman hareketlerin kimi tam bağımsızlık için mücadele ederken, bir kısmı ise Tayland yönetimini kabul ederek mevcut yönetim içerisinde otonomi hakkı için çaba sarf etmiştir. Bu süreçte Patani Birleşik Kurtuluş Teşkilâtı (Pattani United Liberation Organisation-PULO), Patani Millî Kurtuluş Cephesi (National Liberation Front of Pattani) ve Millî İnkılâp Cephesi (Barisan Revolution National) gibi yapılanmalar öne çıkmıştır.

1960’lı yıllardan itibaren Tayland yönetimi tarafından Patanili Müslümanlara yönelik birtakım iyileştirmeler yapılarak entegrasyon politikası izlemiştir. Bölgedeki camilerin tamiri, Müslümanlara yönelik yeni okullar açılması, yoksul Müslüman toplumunun ekonomik seviyesini iyileştirecek kalkınma projeleri vb. çalışmalar belirli katkılar sağlasa da istenilen seviyede olmamıştır.

1960’lardan 80’lere kadar devam eden silahlı mücadele, 1980’lerde ülke yönetimindeki liberalleşme politikaları kapsamında yaşanan gelişmelerle yerini daha durağan bir sürece bırakmışsa da, 2004 yılı başlarında bölgede yaşanan saldırı ve şiddet olaylarının ardından Patani sorunu yeniden patlak vermiş ve zaman zaman yoğunluğu azalsa da silahlı mücadele dönemi yeniden başlamıştır. 2005 yılında başlatılmak istenen barış süreci ise 2006 yılında Tayland’da gerçekleşen askerî darbe sonrasında yaşanan siyasî istikrarsızlıkla yarım kalmıştır. Tarafların 28 Şubat 2013’te gerçekleştirdiği görüşme ilk resmî diyalog olarak kayıtlara geçmiştir. Ancak 2014 yılında gerçekleştirilen askerî darbe sebebiyle süreç yeniden kesintiye uğramıştır. Malezya’nın da girişimleri ile yeniden başlatılan süreç kapsamında özellikle 2015 yılında peş peşe birkaç görüşme gerçekleştirilmiştir. Patani tarafı adına görüşmelere MARA Patani Koalisyonu öncülük etmekteyse de koalisyon resmî bir statüye sahip değildir. Taraflar arasında gerçekleştirilen görüşmeler bugüne kadar ciddi bir sonuç sağlamasa da, siyasal sürecin işletilmesi bakımından önem arz etmektedir. 2018 yılında Malezya Başbakanı Mahatir Muhammed’in Tayland ziyareti esnasında gündeme getirmesi ile birlikte Malezya’nın arabuluculuğunda barış müzakerelerinin devam ettirilmesi noktasında bir irade ortaya konmuşsa da, Şubat 2019’da MARA Patani görüşmeleri durdurduğunu açıklamıştır. Halihazırda Patani sorunu taraflar arasında uzun yıllardır devam eden fakat somut bir neticeye ulaşamayan diplomasi trafiği eşliğinde devam etmekte, bu süreçte Patani Müslümanlarının uzun yıllardır kronik hale gelen temel sorunları da sürmektedir.

Günümüzde Tayland’daki Müslümanlarının büyük bir bölümünü Patanili Malay Müslümanlar oluşturmaktadır. Sayıları 5 milyonun üzerinde olan Patanili Müslümanlar, ülkenin güney kesiminde yer alan Patani, Narathiwa, Yala, Songkla ve Satun şehirlerinde yaşamaktadır. Ülkedeki diğer Müslümanlar ise başta başkent Bangkok olmak üzere ülkenin diğer kesimlerinde yaşamakta olup, bunların da bir kısmı Malay kökenli, diğerleri ise Tay, Çinli, Hint, İranlı ve Araptır.

Tayland İle İlgili Çalışmalar.